İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan (DMO) yapılan resmi açıklamada, ABD'nin İran'a yönelik olası saldırılarında İngiltere'ye ait askeri üslerin kullanılması halinde, bu üslerin 'meşru askeri hedefler' olarak değerlendirileceği bildirildi. Açıklamada, İran'ın egemenliğine yönelik herhangi bir tehdide karşı misilleme hakkını saklı tuttuğu vurgulandı. İngiltere hükümeti ise yazılı bir açıklamayla, silahlı kuvvetlerinin her türlü saldırıya karşı koyacak kapasitede olduğunu ve müttefiklerine yönelik tehditlere karşılık verileceğini duyurdu.
Gerginlik Tırmanıyor
Tahran ile Londra arasındaki bu son gerilim, ABD-İran arasındaki nükleer müzakerelerin tıkanması ve bölgedeki askeri hareketliliğin artmasıyla paralel gelişiyor. İran, son haftalarda Basra Körfezi'nde askeri tatbikatlar düzenlerken, ABD de bölgeye ek savaş gemileri ve uçaklar konuşlandırdı. İngiltere'nin ise Bahreyn ve Umman'daki deniz üsleri ile Kıbrıs'taki hava üssü, Orta Doğu operasyonlarında kritik rol oynuyor. Uzmanlar, İran'ın bu açıklamayla İngiltere'yi ABD planlarından uzak tutmayı hedeflediğini belirtiyor.
Tarafların Pozisyonu
İran Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili bir brifing düzenleyerek, 'İngiltere'nin ABD'nın saldırgan politikalarına ortak olması durumunda bunun doğrudan bir tehdit olarak algılanacağını' ifade etti. Bakanlık sözcüsü, uluslararası hukuka atıfta bulunarak her devletin meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu vurguladı. İngiltere Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili ise isminin açıklanmaması kaydıyla yaptığı değerlendirmede, 'Majestelerinin Kuvvetleri, dost ve müttefikleriyle birlikte her türlü provokasyona karşı hazırlıklıdır' dedi. İngiltere Başbakanlık Ofisi, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve uygun adımları atacaklarını duyurdu.
Bölgesel Etkiler
Bu açıklamalar, İran ile Batı arasında 2015 nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılması çabalarına da gölge düşürdü. ABD'nin anlaşmadan çekilmesinin ardından İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmış ve Batılı ülkeleri tehdit etmeye başlamıştı. Uzmanlara göre, İran'ın İngiltere'ye yönelik bu tehdidi, hem iç kamuoyuna güç gösterisi yapma hem de uluslararası toplumda pazarlık elini güçlendirme amacı taşıyor. Öte yandan, İngiltere'nin ABD'nin en yakın müttefiki olarak bölgedeki askeri varlığını sürdürmesi, Tahran'ı rahatsız ediyor. Bölge ülkeleri ise tansiyonun düşürülmesi için diplomatik girişimleri hızlandırmış durumda.
İran'ın bu son uyarısı, İngiltere'yi doğrudan hedef alması açısından daha önceki söylemlerden bir adım öteye taşıyor. İki ülke arasında 2019'da İran'ın bir İngiliz tankerine el koymasıyla başlayan gerginlik, son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izliyordu. İngiltere'nin, ABD'nin İran politikalarını desteklemesi ve bölgedeki askeri üslerini tahkim etmesi, gerilimi yeniden alevlendirdi. Bağımsız analistler, her iki tarafın da savaş niyetinin olmadığını ancak yanlış hesaplamaların istenmeyen bir çatışmaya yol açabileceğini belirtiyor. Bu noktada, diplomasiye alan açılması ve tarafların gerilimi düşürücü adımlar atması büyük önem taşıyor.