İran, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda bir Apache helikopterini düşürmesinin ardından tansiyonun zirve yaptığı bir dizi hamleyle boğazı ikinci bir emre kadar kapattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise bu gelişmelerin hemen ardından Hark Adası'nı ele geçireceklerini belirterek yeni bir tehdit savurdu. Tahran yönetimi, ABD'nin İran hava savunma altyapısını hedef alan ağır bombardımanına karşılık olarak Kuveyt ve Bahreyn'deki 18 ABD hedefini vurduğunu açıkladı. Bölgedeki gerilim, uluslararası enerji piyasalarını da etkilerken, küresel güçler arasında endişe yaratıyor.
Hürmüz Boğazı'nın Kapatılması ve Etkileri
İran Savunma Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Hürmüz Boğazı'ndaki tüm sivil ve askeri geçişler durduruldu. Boğaz, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği kritik bir su yolu olarak biliniyor. İran, bu hamlesini 'ABD'nin saldırgan tutumuna karşı meşru müdafaa' olarak nitelendirdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise, İran'ın Kuveyt ve Bahreyn'deki üslere yönelik saldırılarında 18 hedefin vurulduğunu doğruladı, ancak can kaybı yaşanmadığını belirtti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Hark Adası'nı ele geçireceğiz. Bu adada İran'ın elindeki her şey bizim olacak. Bu bir tehdit değil, vaat.' ifadelerini kullandı. Hark Adası, İran'ın en büyük petrol ihracat terminaline ev sahipliği yapıyor ve ülkenin toplam petrol ihracatının %90'ı bu adadan gerçekleştiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Tepkiler
Olayların ardından Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye gibi bölge ülkeleri taraflara itidal çağrısında bulundu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Bu gerginlik kontrol edilemez bir noktaya varabilir. Tüm tarafları diplomatik çözüme yönelmeye davet ediyorum.' dedi. Rusya ise, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını kınayarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplantıya çağrılmasını talep etti. Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının ardından varil başına 5 doların üzerinde artış göstererek 95 dolar seviyesini aştı. Uzmanlar, gerilimin devam etmesi halinde küresel enerji krizinin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.
İran'ın bu hamlesi, 2019'da yaşanan benzer bir krizi akıllara getiriyor. O dönemde de İran, ABD'nin yaptırımlarına karşılık olarak boğazı geçici olarak kapatmış, ancak uluslararası baskı sonucunda geri adım atmıştı. Ancak bu kez gerilimin daha yüksek boyutlara ulaştığı gözlemleniyor. ABD'nin İran hava savunma sistemlerini vurması, Tahran yönetiminin misilleme kapasitesini sınırlamayı amaçlıyor gibi görünse de, İran'ın füze saldırılarıyla yanıt vermesi, bu stratejinin sorgulanmasına neden oldu. Bölgedeki askeri uzmanlar, iki ülkenin de tam ölçekli bir savaşı göze alamayacağını, ancak bu tür düşük yoğunluklu çatışmaların kontrolden çıkma riski taşıdığını ifade ediyor. Bağımsız analistler, Trump yönetiminin seçim öncesi sert bir tutum sergileyerek iç kamuoyuna güçlü bir mesaj vermeye çalıştığını, ancak bu adımların Orta Doğu'da kalıcı bir istikrarsızlığa yol açabileceği konusunda uyarıyor.