İran resmi haber ajansı IRNA'nın bildirdiğine göre, ABD güçleri tarafından Huzistan eyaletinin Ahvaz kentine düzenlenen füze saldırısında, kent merkezindeki bir hastanenin yakınına mermi isabet etti. Olayda can kaybı yaşanmadığı ancak hastanenin tedbir amaçlı tahliye edildiği açıklandı. İran yönetimi, saldırıyı uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirirken, bölgedeki gerginliğin arttığı bir dönemde yaşanan bu gelişme, tüm dünyada yankı uyandırdı.
Saldırının Detayları ve Hastane Tahliyesi
İran Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Ahvaz'daki hastanenin yoğun bakım ünitelerinde bulunan 20 hastanın güvenli bölgelere nakledildiğini duyurdu. Füzenin hastane binasına 200 metre mesafede patladığı, şiddetli sarsıntı nedeniyle bazı camların kırıldığı ve duvarlarda çatlaklar oluştuğu belirtildi. Bölgeye sevk edilen ambulanslar ve arama kurtarma ekipleri, çevrede olası yaralıları taradı. İran Kızılayı, hastanenin yakınlarındaki sivil yerleşimlerde de hasar tespit çalışmalarına başladı.
ABD'den Henüz Açıklama Yok
Pentagon ve ABD Dışişleri Bakanlığı, saldırıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak İran basınında çıkan haberlerde, saldırının ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığına yönelik bir misilleme olduğu iddia edildi. İran Devrim Muhafızları, 'ABD'nin bu provokatif eylemine karşı sert bir karşılık verileceği' uyarısında bulundu. Tahran yönetimi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırarak, uluslararası toplumun tepki göstermesini istedi.
Bölgede Artan Gerilim
Son haftalarda İran ile ABD arasında yaşanan söylem gerginliği, özellikle Basra Körfezi'nde askeri faaliyetlerin artmasına neden olmuştu. Ahvaz saldırısı, iki ülke arasındaki doğrudan çatışma riskini daha da yükseltirken, bölge ülkeleri tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulundu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, krize diplomatik çözüm bulunması için arabuluculuk teklif etti. Rusya ise taraflara itidal çağrısı yaparak, durumun daha da kötüleşmemesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, Ahvaz saldırısının ABD'nin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının bir parçası olabileceğini, ancak hastane gibi sivil hedeflerin vurulmasının uluslararası hukuk açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Savaş hukuku, sağlık tesislerinin korunmasını garanti altına alırken, bu tür saldırıların savaş suçu kapsamında değerlendirilebileceği ifade ediliyor.