İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin henüz başlamadığını, sadece müzakere gruplarının oluşturulduğunu açıkladı. Garibabadi, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, İran'ın nükleer programı ve uluslararası yaptırımlar konusunda ABD ile yürütülen dolaylı görüşmelerin teknik düzeyde devam ettiğini belirtti. İranlı diplomat, 'Müzakere mekanizmaları kuruldu ancak henüz nihai anlaşmaya yönelik herhangi bir müzakere yapılmadı' ifadelerini kullandı. Açıklama, uluslararası toplumda İran-ABD ilişkilerinin geleceği ve nükleer anlaşmanın akıbeti konusundaki belirsizlikleri artırdı.
Müzakere Sürecinin Mevcut Durumu
Kazım Garibabadi, ABD ile İran arasında nükleer anlaşma çerçevesinde teknik heyetlerin bir araya geldiğini ancak bu toplantıların henüz siyasi düzeyde bir anlaşmaya dönüşmediğini vurguladı. 'Ortak komisyon toplantıları yapıldı, fakat bunlar nihai anlaşma metnini oluşturmaktan uzak' diyen Garibabadi, sürecin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, ABD'nin nükleer anlaşmaya dönüş konusunda henüz somut adımlar atmadığını savunuyor. Özellikle yaptırımların kaldırılması ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar gibi kritik başlıklarda ilerleme kaydedilemediği ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İran'ın bu açıklaması, bölgesel dengeleri ve küresel petrol piyasalarını etkileme potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, müzakere sürecindeki belirsizliklerin petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açabileceğini öngörüyor. Ayrıca, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörlerin İran-ABD görüşmelerini yakından takip ettiği biliniyor. Öte yandan, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşlar, iki tarafı müzakere masasında kalmaya teşvik ediyor. İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası endişeler sürerken, Tahran yönetimi, uranyum zenginleştirme çalışmalarında yeni başarılar elde ettiğini duyurdu. Bu durum, müzakerelerin başlamasını daha da kritik hale getiriyor.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, müzakereler için bir takvim belirlenmediği ancak her iki tarafın da teknik düzeyde görüşmelere devam etme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Diplomatik kaynaklar, müzakerelerin önümüzdeki haftalarda başlamasının beklendiğini ancak kesin bir tarih verilemeyeceğini ifade ediyor.
Garibabadi, nihai anlaşmaya varılması için ABD'nin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasından vazgeçmesi ve yaptırımları kaldırması gerektiğini yineledi. İran, anlaşma karşılığında nükleer faaliyetlerini sınırlandırmaya ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (UAEA) daha fazla denetim yetkisi vermeye hazır olduğunu belirtiyor. Ancak bu adımların atılabilmesi için ABD'nin öncelikle güven verici adımlar atması gerektiği vurgulanıyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın son raporuna göre, İran yüzde 60'a varan oranlarda uranyum zenginleştirmeye devam ediyor. Bu oran, nükleer bomba üretiminde kullanılabilecek seviyenin altında olmakla birlikte, uluslararası toplumda endişelere yol açıyor. UAEA Başkanı Rafael Grossi, Tahran yönetimine denetimlerin artırılması çağrısında bulundu.
İran'ın ABD ile müzakerelere başlamama kararı, iç siyasette de yankı buldu. Muhafazakar kanat, ABD ile herhangi bir anlaşmaya karşı çıkarken, reformistler diyalogun sürdürülmesini savunuyor. Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin bu konudaki net bir pozisyon almaması, siyasi belirsizliği artırıyor.
Ekonomik cephede ise İran, yaptırımlar nedeniyle zor günler geçiriyor. Enflasyonun yüzde 40'ları aştığı ülkede, hükümet yeni ekonomik reformlar hazırlıyor. Nükleer anlaşmanın sağlanması halinde yaptırımların kaldırılması ve yabancı yatırımların artması bekleniyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında, İran-ABD arasındaki müzakerelerin ne zaman başlayacağı ve başlayıp başlamayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Garibabadi'nin açıklamaları, diplomatik sürecin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Bölgesel istikrar ve küresel enerji piyasaları açısından taşıdığı önem nedeniyle, uluslararası toplum iki tarafı da diyaloğa devam etmeye çağırıyor.