İngiltere hükümeti, ülkede sığınma hakkı kazanan kişilerin, iş bulmaları halinde konaklama ve destek masrafları için yaklaşık 10 bin sterlin geri ödeme yapmasını öngören bir planı duyurdu. Plan, özellikle son dönemde artan göçmen sayısı ve barınma krizi nedeniyle kamuoyunda tartışma yaratırken, hükümet yetkilileri sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak için bu adımın gerekli olduğunu savunuyor.
Geri ödeme planı nasıl işleyecek?
Yapılan açıklamaya göre, sığınmacılar ülkeye ilk kabul edildiklerinde devlet tarafından sağlanan konaklama, sağlık ve dil eğitimi gibi hizmetlerin toplam maliyeti kişi başına ortalama 10 bin sterlin olarak hesaplanıyor. Bu tutar, sığınmacıların çalışma izni alıp düzenli bir işe girmelerinden itibaren belirli bir plan dahilinde tahsil edilecek. Ödemelerin, maaş üzerinden otomatik kesinti veya aylık taksitlerle alınması öngörülüyor. Plan kapsamında, geri ödeme yükümlülüğü sadece çalışmaya başlayan sığınmacıları kapsayacak; halihazırda çalışmayan veya bakıma muhtaç durumdaki kişilerden ücret talep edilmeyecek.
Arka plan ve benzer uygulamalar
İngiltere, geçtiğimiz yıl sığınma başvuru sayısında önemli bir artış yaşarken, barınma merkezlerinde kapasite aşımı ve yüksek maliyetler gündeme gelmişti. Ülkede 2023 yılında yaklaşık 80 bin sığınma başvurusu yapıldı ve bunların büyük kısmı kabul edildi. Hükümet, bu planla hem mali yükü hafifletmeyi hem de sığınmacıların iş gücüne katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor. Euronews'in haberine göre, benzer bir uygulama Avustralya'da da bulunuyor; göçmenlerden vize masrafları ve sosyal hizmet bedelleri için belirli bir ücret alınıyor. Ancak sivil toplum örgütleri, bu tür planların mültecileri borçlandırarak yoksulluk döngüsüne hapsettiğini ve ayrımcılığı derinleştirdiğini savunarak eleştiriyor.
Planın yasalaşması için parlamentoda onay alması gerekiyor. Muhalefet partileri, uygulamanın insan haklarına aykırı olduğunu ve sığınmacıların zaten travmatik bir geçmişten geldiğini belirterek geri adım atılmasını istiyor. İngiltere Başbakanı Rishi Sunak ise ülkenin sığınmacı sistemini daha adil ve sürdürülebilir hale getirmek için kararlı olduklarını ifade ediyor. Bu gelişme, AB ülkelerinin de sığınma politikalarını gözden geçirdiği bir dönemde uluslararası kamuoyunda yakından takip ediliyor.