Türkiye'nin savunma sanayisindeki lider kuruluşu ASELSAN, milli üretim kabiliyetini daha da ileri taşımak için stratejik yatırımlarını sürdürüyor. Artan sipariş hacmine yanıt vermek ve üretim altyapısını modernize etmek amacıyla hayata geçirilen projeler, şirketin kapasitesini önemli ölçüde artıracak.
Yeni yatırım adımları
ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, şirketin yurt içi ve yurt dışından gelen talepleri karşılamak için üretim hatlarını genişlettiğini belirtti. Özellikle radar, elektronik harp, haberleşme ve silah sistemleri gibi kritik alanlarda yeni üretim tesislerinin devreye alındığı kaydedildi.
Yatırımlar kapsamında Ankara'daki ana kampüsün yanı sıra farklı bölgelerde de üretim üsleri oluşturuluyor. Bu tesislerde yüksek teknolojili ürünlerin seri üretimi planlanıyor. Şirket, 2024 yılı itibarıyla toplam sipariş büyüklüğünün 10 milyar doları aştığını duyurmuştu.
Milli teknoloji hamlesine katkı
ASELSAN'ın yatırımları, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefine doğrudan katkı sağlıyor. Şirket, milli muharip uçak KAAN, Altay tankı ve MİLGEM projeleri gibi büyük programlarda alt sistem tedarikçisi olarak yer alıyor. Yeni üretim hatları sayesinde bu projelerin zamanında teslimatının hızlanması bekleniyor.
Şirket, Ar-Ge harcamalarının cirosuna oranını yüzde 10'un üzerinde tutarak yenilikçi ürün geliştirmede ısrarcı. Geçtiğimiz yıl açıklanan 2023 faaliyet raporuna göre ASELSAN, binin üzerinde mühendisiyle 60'tan fazla ülkeye ihracat yapıyor.
Küresel rekabette avantaj
Yerli üretim kapasitesinin artması, ASELSAN'ın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü de yükseltiyor. Özellikle NATO ve dost ülkelerle yapılan anlaşmalarda, tedarik sürelerinin kısalması önemli bir avantaj sağlıyor. Analistler, şirketin önümüzdeki dönemde savunma harcamalarını artıran Avrupa ülkelerinden daha fazla sipariş alabileceğini belirtiyor.
Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre, Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatı 2024 yılında 6 milyar doları aşarken, ASELSAN bu ihracatın yaklaşık yüzde 20'sini tek başına gerçekleştirdi. Yeni yatırımlarla bu oranın daha da artması hedefleniyor.
Son yıllarda artan jeopolitik gerilimler ve savunma ihtiyaçları, ASELSAN'ın büyüme ivmesini hızlandırdı. Şirket, sadece askeri değil, aynı zamanda sivil havacılık, siber güvenlik ve enerji gibi sivil alanlarda da ürün geliştirerek portföyünü çeşitlendiriyor.
Uzmanlar, ASELSAN'ın izlediği yatırım stratejisinin Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık hedefiyle örtüştüğünü ve şirketin önümüzdeki beş yıl içinde dünyanın en büyük 50 savunma şirketi arasında üst sıralara çıkabileceğini değerlendiriyor. Bu yatırımlar, aynı zamanda binlerce nitelikli istihdam yaratarak ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edecek.