İngiltere'de bu yıl kızamık nedeniyle iki çocuğun hayatını kaybettiği açıklandı. Sağlık yetkilileri, ülkede aşılama oranlarının düşmesinin hastalığın yeniden ortaya çıkmasında etkili olduğunu belirtiyor. Son aylarda kızamık vakalarında ciddi bir artış kaydedilirken, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda hastalığın ağır seyrettiği görülüyor.
Vaka Sayılarında Artış
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), yıl başından bu yana toplamda 1.000'in üzerinde kızamık vakası bildirildiğini ve bu vakaların büyük bölümünün Londra ve çevresinde yoğunlaştığını duyurdu. 2024 yılında görülen vaka sayısı, geçen yıl aynı döneme göre beş kat artış gösterdi. Hayatını kaybeden iki çocuğun henüz aşılanmamış olduğu ve altta yatan sağlık sorunları bulunduğu öğrenildi.
Aşılama Oranları Tehdit Altında
Uzmanlar, toplumda yeterli bağışıklık oluşması için MMR aşısının (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) iki doz halinde ve %95 oranında uygulanması gerektiğini vurguluyor. Ancak İngiltere'de bu oran son yıllarda %90'ın altına düştü. Özellikle pandemi döneminde aşılamalardaki aksama ve dezenformasyon kaynaklı aşı tereddütü, hastalığın yeniden yayılmasına zemin hazırladı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2021'de Avrupa bölgesinde kızamığın endemik olmadığını ilan etmiş ancak bağışıklama oranlarının düşmesiyle hastalığın tekrar yayıldığına dikkat çekiyor.
Ne Yapılmalı?
İngiltere hükümeti, okul çağındaki çocuklara yönelik yakalama aşılaması programı başlattı. Ailesi tarafından aşılanmamış çocukların aşı takvimine dahil edilmesi için kampanyalar düzenleniyor. Uzmanlar, aşının güvenli ve etkili olduğunu, ciddi yan etkilerinin oldukça nadir görüldüğünü hatırlatıyor.
Kızamık, öksürük ve hapşırık yoluyla havadan bulaşan, oldukça bulaşıcı bir hastalık. Belirtileri arasında yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve kırmızı gözler ile karakteristik döküntü yer alıyor. Komplikasyonları arasında zatürre, beyin iltihabı (ensefalit) ve ölüm bulunuyor. Özellikle 5 yaş altı çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış bireylerde risk yüksek.
İngiltere'nin bu üzücü kayıpları, toplumsal bağışıklamanın önemini bir kez daha gündeme getirdi. Aşılama oranlarının artırılması için sadece sağlık yetkililerine değil, aynı zamanda ailelere de büyük sorumluluk düşüyor. Bu tür önlenebilir hastalıklara karşı en etkili korumanın aşı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.