İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, partisinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ağır eleştiriler yöneltti. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'nun süreç boyunca sessiz kalmasını 'suç ortaklığı' olarak nitelendirdi. Bu açıklamalar, CHP içindeki ayrışmayı iyice su yüzüne çıkardı.
Kılıçdaroğlu'na 'Sessizlik' Suçlaması
İmamoğlu, Silivri Cezaevi'nden avukatları aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, "Bir suçlama var, ben tutuklandım, görevden alındım. Ancak partimin eski genel başkanı bu konuda tek kelime etmiyor. Sessiz kalmak, bu kirli oyunun bir parçası olmaktır" dedi. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu'nun kendisini aramadığını ve herhangi bir destek mesajı yayınlamadığını da vurguladı. Bu sözler, partide uzun süredir devam eden liderlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
CHP'de Liderlik Krizi Derinleşiyor
İmamoğlu'nun bu çıkışı, CHP içinde iki farklı kanat arasındaki gerilimi iyice artırdı. Parti kulislerinde, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde yalnız bırakıldığına dair yaygın bir rahatsızlık olduğu konuşuluyor. Kılıçdaroğlu cephesi ise sessizliğini korurken, parti sözcüleri "İç meseleleri kamu önünde tartışmayı doğru bulmuyoruz" açıklamasıyla yetindi. Ancak bu durum, seçmen nezdinde CHP'nin güvenilirliğini sorgulatıyor.
Yolsuzluk Davasının Perde Arkası
İBB'ye yönelik soruşturma, iddianameye göre, belediyenin ihalelerinde usulsüzlük ve kaynakların kötüye kullanılması iddialarını içeriyor. İmamoğlu ve beraberindeki 10 kişi, 15 Mart'ta gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Davanın siyasi bir operasyon olduğunu savunan İmamoğlu, "Bu dava, halkın iradesine karşı yapılmış bir darbedir" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu'nun Mesajı ve Toplumsal Etkisi
İmamoğlu, açıklamasında yalnızca Kılıçdaroğlu'nu değil, sessiz kalan tüm siyasi aktörleri hedef aldı. "Bu ülkede adalet arayan milyonlar var. Onların sesi olmak zorundayız. Sessiz kalanlar, tarih önünde mahkûm olacaktır" dedi. Bu sözler, özellikle sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, muhalif kesimde moral bozukluğuna yol açtı.
Türkiye'nin siyasi tarihinde benzeri görülmemiş bir liderlik krizi yaşanıyor. İmamoğlu'nun bu çıkışı, hem partisini hem de muhalefet bloğunu yeniden yapılanmaya zorlayabilir. Ancak Kılıçdaroğlu'nun nasıl bir yanıt vereceği merak konusu. Önümüzdeki günlerde CHP'nin atacağı adımlar, sadece partinin değil, Türkiye siyasetinin gidişatını da belirleyecek gibi görünüyor.