İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in ailesine ait üç ayrı evde polis ekipleri tarafından arama yapıldığı, aile üyelerinin cep telefonlarına ve çocukların tabletlerine el konulduğu öğrenildi. Operasyon, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geçtiğimiz günlerde “kızımın ve yeğenimin tabletine el koydular” sözleriyle gündeme gelen tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Aramanın Detayları ve El Konulan Cihazlar
Edinilen bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in yakınlarına ait İstanbul’un farklı ilçelerinde bulunan üç adreste eş zamanlı arama gerçekleştirdi. Aramalar sırasında, Geçek’in eşi ve çocuklarının yanı sıra diğer aile bireylerinin kullandığı cep telefonlarına ve küçük yaştaki çocuklara ait tabletlere el konulduğu belirtildi. Aile üyelerinin ifadelerine başvurulduğu, el konulan cihazların dijital incelemeye alındığı öğrenildi. Operasyonun, İBB soruşturması kapsamında “suç delillerini karartma” ve “örgütsel iletişim” iddialarına yönelik olduğu değerlendiriliyor.
İmamoğlu’nun Sözleri ve Tartışmalar
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, daha önce yaptığı bir açıklamada, kızı ve yeğeninin tabletlerine el konulduğunu belirterek “16 yaşındaki çocukların kişisel eşyalarına bu şekilde müdahale edilmesi hukuk devletiyle bağdaşmıyor” ifadelerini kullanmıştı. İmamoğlu’nun bu sözleri, muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmiş; hükümet yetkilileri ise soruşturmanın yargı bağımsızlığı çerçevesinde yürütüldüğünü savunmuştu. Melih Geçek’in ailesine yönelik son arama, İmamoğlu’nun iddialarını doğrular nitelikte yeni bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
Melih Geçek ve İSTTELKOM Davası
Melih Geçek, İBB iştiraki İSTTELKOM’un genel müdürü olarak görev yaparken, 2022 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı. Geçek ve diğer şüpheliler, “ihaleye fesat karıştırma”, “rüşvet” ve “suç örgütü kurma” gibi suçlamalarla yargılanıyor. Dava, İBB yönetimine yönelik siyasi bir operasyon olarak nitelendirilirken, hükümet yetkilileri yargı sürecinin bağımsız olduğunu vurguluyor.
Hukuki Boyut ve Eleştiriler
Uzmanlar, soruşturma kapsamında çocuklara ait tabletlere el konulmasının, özel hayatın gizliliği ve ifade özgürlüğü bağlamında tartışmalara yol açtığını belirtiyor. Türkiye Barolar Birliği ve İnsan Hakları Derneği gibi kuruluşlar, bu tür uygulamaların orantısız güç kullanımı olduğunu ve hukuki güvencelerin göz ardı edildiğini ifade ediyor. Diğer yandan, adli makamlar, delil toplama amacıyla yapılan aramanın usulüne uygun olduğunu ve mahkeme kararına dayandığını savunuyor.
Gelişmeler, İBB davasının seyri üzerinde de etkili olabilir. Melih Geçek’in ailesine yönelik bu son arama, davanın tarafları arasındaki gerilimi artırırken, kamuoyunda adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi tartışmalarını da beraberinde getiriyor.