İstanbul'da son 7 yılda 118 İETT otobüsünün yanması, toplu taşıma güvenliğini tartışmaya açtı. Açık kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, bu yangınların ardında çıkma ve tamir edilmiş parça kullanımı gibi teknik ihmal iddiaları bulunuyor. İETT garajlarında 4 yıl motor ustası olarak çalışan Cihan Demirel, otobüslerin durup dururken alev almasında çıkma parçaların etkili olduğunu öne sürdü. Demirel, özellikle yağ kütüğü gibi kritik parçaların bir araçtan sökülüp başka bir araca takıldığını, aşınan parçalardan sızan yağın yangına yol açtığını belirtti.
Yangınların Teknik Nedenleri
Cihan Demirel'in aktardığına göre, İETT bakım atölyelerinde maliyet düşürme amacıyla çıkma parça kullanımı yaygın. Özellikle motor bölümünde yer alan yağ kütüğü, zamanla aşınıyor ve sızdırmaya başlıyor. Bu parçaların yenileriyle değiştirilmesi yerine, başka araçlardan sökülen ikinci el parçalar takılıyor. Demirel, "Yağ kütüğünü bir araçtan söküp başka araca takıyorlar. Aşınan parçadan sızan yağ, yüksek sıcaklıkta tutuşarak yangına neden oluyor" ifadelerini kullandı. Bu tür uygulamaların denetimsizliği, yangın riskini artırıyor.
İETT yetkilileri ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak daha önce yapılan bazı açıklamalarda, yangınların elektrik arızası veya yakıt sızıntısı gibi farklı nedenlerden kaynaklanabileceği belirtilmişti. Bağımsız uzmanlar, otobüs yangınlarının çok faktörlü olabileceğini, ancak bakım kalitesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
İETT Filosu ve Bakım Politikaları
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İETT, yaklaşık 3 bin otobüsle günlük milyonlarca yolcu taşıyor. Filosunun önemli bir kısmı yüksek kilometreye sahip. Bakım onarım işlemleri, İETT'nin kendi atölyelerinde gerçekleştiriliyor. Son yıllarda ekonomik koşulların zorlaşması, yedek parça tedarikinde sıkıntılara yol açtı. Bu durum, çıkma parça kullanımını teşvik ediyor olabilir. Demirel'in iddiaları, bakım süreçlerinde şeffaflık ve denetim eksikliğine işaret ediyor.
Güvenlik Endişeleri ve Çözüm Önerileri
Otobüs yangınları, yolcu güvenliğini doğrudan tehdit ediyor. Son yıllarda yaşanan yangınlarda can kaybı olmaması tesadüf olarak değerlendirilmemeli. Uzmanlar, düzenli denetimlerin artırılması, bakım kayıtlarının şeffaf tutulması ve çıkma parça kullanımının sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, yangın algılama ve söndürme sistemlerinin modernizasyonu da önem taşıyor.
İETT'nin yangın nedenlerine ilişkin kapsamlı bir teknik rapor yayınlaması, kamuoyunun güvenini kazanmak adına kritik. Cihan Demirel gibi eski çalışanların ifadeleri, sorunun sistematik olabileceğini gösteriyor. Yetkililerin bu iddiaları ciddiye alarak bağımsız bir inceleme başlatması, benzer olayların önlenmesi için gerekli.
Kamuoyu ve Siyasi Boyut
İstanbul'da toplu taşıma hizmetlerinin aksaması, özellikle yoğun saatlerde büyük mağduriyetlere yol açıyor. Yangınlar nedeniyle seferlerin iptal edilmesi, vatandaşların tepkisini çekiyor. Konu, zaman zaman siyasi tartışmalara da konu oluyor. Muhalefet partileri, İBB yönetimini bakım ihmalleri konusunda eleştirirken, yönetim suçlamaları reddediyor. Ancak somut veriler, yangın sayısındaki artışa işaret ediyor.
Son 7 yılda 118 yangın, ortalama yılda 17 otobüsün yandığını gösteriyor. Bu rakam, filo büyüklüğüne oranlandığında ciddi bir güvenlik açığına işaret ediyor. Benzer sorunlar, diğer büyükşehirlerde de görülebilir. Bu nedenle, İETT'nin yaşadığı deneyim, ülke genelinde toplu taşıma güvenliği için ders olmalı.
Sonuç ve Değerlendirme
İETT otobüslerindeki yangınların nedeni, çıkma parça kullanımı iddiasıyla yeni bir boyut kazandı. Eski bir çalışanın tanıklığı, bakım süreçlerindeki olası zaafları gözler önüne seriyor. Ancak kesin nedeni belirlemek için bağımsız bir teknik inceleme şart. Toplu taşıma, milyonlarca insanın hayatını etkileyen bir hizmet. Güvenlikten ödün verilmemesi gerekiyor. İETT yönetiminin, şeffaf bir şekilde yangın raporlarını kamuoyuyla paylaşması ve gerekli önlemleri alması, hem yolcu güvenliği hem de kurumsal itibar açısından kritik. Aksi halde, benzer olayların yaşanması kaçınılmaz olabilir.