İşgalci İsrail ordusuna ait bir insansız hava aracı (İHA), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde sivillerin cep telefonlarını şarj etmek için toplandığı çadırı bombaladı. Güney Burak bölgesinde düzenlenen saldırıda ilk belirlemelere göre 3 sivil yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi de yaralandı. Saldırı anında çadırda bulunanların büyük bölümünün yerinden edilmiş ailelerden oluştuğu öğrenildi.
Hedef alınan sivil alan
Görgü tanıklarının aktardığına göre, saldırı yerel saatle akşam saatlerinde gerçekleşti. Bölgede elektrik kesintileri nedeniyle iletişim ve aydınlanma ihtiyacını karşılamak isteyen siviller, kurdukları derme çatma çadırda telefon ve küçük cihazlarını şarj ediyordu. İHA'nın bu noktayı hedef alması sonucu çadır kısa sürede alev aldı. Olay yerine yakın sivil savunma ekipleri ve sağlık görevlileri sevk edildi; yaralılar çevredeki sahra hastanelerine kaldırıldı.
Han Yunus'taki yerel kaynaklar, saldırının ardından bölgede büyük bir panik yaşandığını ve insanların çadırlarından kaçıştığını bildirdi. İlk belirlemelere göre hayatını kaybedenlerin kimlikleri henüz netleşmezken, yaralılar arasında durumu ağır olanların bulunduğu ifade edildi.
Yerinden edilmiş sivillerin zor koşulları
Gazze Şeridi'nde aylardır süren İsrail saldırıları, yüz binlerce sivili evlerinden etmiş durumda. Han Yunus ve çevresindeki bölgeler, daha önce defalarca tahliye emriyle karşı karşıya kaldı. Çadır kentlerde yaşayan yerinden edilmiş aileler, temel ihtiyaçlara erişimde ciddi güçlük çekiyor. Elektrik altyapısının büyük ölçüde çöktüğü bölgede, insanlar jeneratör veya güneş panelleriyle sınırlı ölçüde enerji temin etmeye çalışıyor. Telefon şarj etmek gibi günlük bir ihtiyaç, sivil yerleşim alanlarında toplanmayı zorunlu kılıyor.
Uluslararası insancıl hukuk uzmanları, sivillerin yoğun olduğu alanlara yönelik saldırıların ayrım gözetme yükümlülüğünü ihlal edebileceğine işaret ediyor. Ancak İsrail ordusu, operasyonlarında sivilleri hedef almadığını savunuyor. Bağımsız gözlemciler ise Gazze'deki sivil kayıpların boyutunun her geçen gün arttığını vurguluyor.
Uluslararası tepkiler ve insani kriz
Son saldırı, Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir dönemde gerçekleşti. Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, sivillerin korunması çağrısını yineliyor. Bölgede sağlık hizmetleri büyük ölçüde aksamış durumda; yakıt ve tıbbi malzeme sıkıntısı nedeniyle hastanelerin kapasitesi zorlanıyor. Yaralıların tahliyesi ve tedavisi için güvenli koridorların açılması talebi ise sonuçsuz kalmış durumda.
Han Yunus'taki bu son olay, savaşın sivil yaşam üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Telefon şarj etmek için bir araya gelen insanların hedef alınması, Gazze'de günlük hayatın ne denli kırılgan hale geldiğini gösteriyor. İsrail'in askeri operasyonlarına dair uluslararası alanda artan eleştiriler, ateşkes müzakerelerindeki belirsizlikle birlikte sürüyor.
Bölgeden gelen bilgilerin doğrulanması ve bağımsız gazetecilerin erişim kısıtlamaları nedeniyle olayın ayrıntılarına ilişkin bilgiler sınırlı kalıyor. Ancak yerel kaynaklar, saldırının ardından çevredeki çadırlarda yaşayan sivillerin güvenli bölgelere doğru hareket etmeye başladığını aktarıyor. Han Yunus'ta yaşanan bu trajedi, Gazze'de kalıcı bir ateşkes ve insani erişimin sağlanmasının aciliyetini bir kez daha ortaya koyuyor.