Marmara Denizi'nde 2 Eylül'de batan Tuğberk İmamoğlu gemisinde yakınlarını kaybeden aileler, Cumhuriyet'e konuştu. Yakınlarının naaşlarına ulaşamadıklarını belirten aileler, deniz dibinde arama çalışmalarının yetersiz olduğunu savundu. Aileler, "Normal hayatımıza dönemiyoruz. En azından mezar başında dua edebilmemiz için naaşlarına ulaşmak istiyoruz" dedi.
Kayıp yakınları: 'Deniz dibinde arama yapılmıyor'
2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin kayıp mürettebatının aileleri, yaşadıkları acıyı ve yetkililerden taleplerini dile getirdi. Gemi battığında içeride olduğu belirtilen denizcilerin yakınları, aradan geçen süreye rağmen naaşlara ulaşılamamasından yakınıyor. Aileler, deniz dibinde kapsamlı bir arama yapılmadığını öne sürerek, yetkililerin daha fazla çaba göstermesini istiyor.
Kayıp yakınlarından biri, "Her gün deniz kenarına gelip bekliyoruz. Bir haber gelir mi diye umut ediyoruz. Ama ne yazık ki hiçbir gelişme yok. Deniz dibinde arama yapılmadığını düşünüyoruz. Yetkililer bize net bilgi vermiyor" ifadelerini kullandı. Bir başka aile üyesi ise, "Normal hayatımıza dönemiyoruz. En azından mezar başında dua edebilmemiz için naaşlarına ulaşmak istiyoruz. Bu acıyla yaşamak çok zor" diye konuştu.
Aileler, naaşların bir an önce bulunması için devletin tüm imkanlarını seferber etmesini talep ediyor. Özellikle sonar cihazları ve dalgıç ekipleriyle daha etkin bir arama yapılması gerektiğini vurguluyorlar.
Gemi neden battı? Soruşturma sürüyor
Tuğberk İmamoğlu gemisinin 2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batmasının ardından başlatılan soruşturma devam ediyor. Geminin batış nedeni henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak olayın ardından deniz güvenliği ve gemi denetimleriyle ilgili soru işaretleri gündeme geldi. Uzmanlar, Marmara Denizi'ndeki yoğun gemi trafiği ve olumsuz hava koşullarının kazaya yol açmış olabileceğini belirtiyor.
Geminin batmasıyla ilgili olarak denizcilik yetkilileri tarafından yürütülen incelemede, geminin teknik durumu, mürettebatın yeterliliği ve seyir koşulları gibi faktörler ele alınıyor. Aileler ise soruşturmanın hızlandırılmasını ve ihmali olanların ortaya çıkarılmasını istiyor.
Deniz dibi arama çalışmaları yetersiz mi?
Kayıp yakınlarının en büyük tepkisi, deniz dibinde yeterli arama yapılmadığı yönünde. Aileler, olayın üzerinden haftalar geçmesine rağmen naaşlara ulaşılamamasının kendilerini derinden üzdüğünü ifade ediyor. Yetkililerin bölgede dalgıç ekipleriyle arama yaptığı bilinse de, aileler bu çalışmaların yetersiz olduğunu savunuyor.
Denizcilik uzmanları, Marmara Denizi'nin akıntıları ve derinliği nedeniyle arama çalışmalarının zorluğuna dikkat çekiyor. Ancak aileler, teknolojik imkanların daha etkin kullanılması gerektiğinde ısrarcı. Özellikle sonar ve su altı robotlarıyla geniş alan taranması yapılması talebi var.
Yetkililerden açıklama bekleniyor
Olayla ilgili olarak denizcilik makamlarından henüz detaylı bir açıklama yapılmadı. Aileler, yetkililerin kendilerini bilgilendirmediğini ve sürecin şeffaf yürütülmediğini belirtiyor. Cumhuriyet'e konuşan yakınlar, "Her gün haber bekliyoruz. Bir yetkili çıkıp da 'şu kadar alan tarandı, şu kadar dalgıç görev yapıyor' demiyor. Bizi bilgilendirmiyorlar" diyerek tepkilerini dile getirdi.
Öte yandan, geminin sahibi firma hakkında da soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Firmanın gemi bakım kayıtları ve mürettebat sertifikaları inceleniyor.
Marmara'da gemi kazaları ve güvenlik endişesi
Tuğberk İmamoğlu gemisinin batması, Marmara Denizi'ndeki gemi trafiği ve güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Bölge, yoğun deniz trafiği ve sanayi tesisleri nedeniyle riskli bir su yolu olarak biliniyor. Son yıllarda yaşanan gemi kazaları, deniz güvenliği önlemlerinin yeterliliği tartışmasını beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, Marmara'da seyreden gemilerin sıkı denetlenmesi ve acil durum planlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aileler ise bir daha benzer acıların yaşanmaması için yetkililerin harekete geçmesini istiyor. Kayıp yakınları, "Biz yandık, başkaları yanmasın. Gerekli önlemler alınsın" çağrısında bulunuyor.
Olayın ardından gözler, yürütülen soruşturmanın sonuçlarına ve kayıp naaşların bulunup bulunamayacağına çevrilmiş durumda.