İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nde, Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianame üzerine AKP ve CHP grupları arasında gergin anlar yaşandı. AKP Grup Başkanvekili'nin “Bu iddianameyle İmamoğlu’nun siyasi yasaklı hale gelmesi gündemde” sözlerine CHP’li üyeler sert tepki gösterirken, “Bu sözleri söylemeye utanırsınız” çıkışı yapıldı. Gerginlik, meclis salonunda bir süre tansiyonun yükselmesine yol açtı.
İddianamenin perde arkası
AKP’li vekilin, İmamoğlu hakkındaki iddianameyi referans göstererek yaptığı konuşma, CHP cephesinde infiale neden oldu. CHP Grup Başkanvekili, “Bir belediye meclisinde, hukuki süreci manipüle etmeye çalışmak kimseye yakışmaz. İmamoğlu’nun suçsuzluğu ortadayken, bu tür ithamlarla yargıyı etkilemeye çalışmak siyasi ahlaka sığmaz” şeklinde konuştu. AKP’li üyenin, iddianamenin içeriğine dair detayları aktarması üzerine CHP sıralarından “yalan” sesleri yükseldi. Meclis Başkanı’nın araya girmesiyle tartışma bir süreliğine dinse de oturum boyunca gergin hava devam etti.
Siyasi kulislerdeki yankılar
Tartışma, İBB Meclisi’nin yanı sıra siyasi kulislerde de geniş yankı uyandırdı. CHP’li kaynaklar, iddianame sürecinin İmamoğlu’nun popülaritesini artırdığını ve bu nedenle AKP’nin baskıyı artırdığını savunurken, AKP cephesi ise “yargı bağımsızdır, iddianame delillere dayanmaktadır” tezini yineledi. Siyaset analistleri, bu tür gerilimlerin özellikle yerel seçim öncesi tırmandırıldığına dikkat çekiyor. İmamoğlu’nun avukatları ise iddianameye ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, “müvekkilimizin adil yargılanma hakkının korunması gerektiğini” vurguladı.
Geçmişteki benzer tartışmalar
İBB Meclisi, daha önce de benzer siyasi krizlere sahne olmuştu. 2019 yerel seçimlerinin ardından mazbata krizi ve ardından gelen yargı süreçleri, meclis çalışmalarını sık sık kilitlemişti. Son olarak İmamoğlu’na yönelik iddianame, “kamuoyunu yanıltma” ve “ihaleye fesat karıştırma” gibi maddeleri içeriyor. CHP, iddianamenin siyasi olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını savunurken, AKP ise “mevcut deliller” diyerek iddianameyi savunuyor.
Gözlemciler, bu tür çekişmelerin belediye hizmetlerini aksatmaması için tarafların daha yapıcı bir dil kullanması gerektiğini belirtirken, İstanbul halkının ise tartışmalardan çok hizmete odaklandığı ifade ediliyor.