Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından milli imkanlarla geliştirilen HÜRJET jet eğitim uçağında kritik bir aşama daha başarıyla tamamlandı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilecek ilk HÜRJET, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda ilk uçuşunu gerçekleştirdi. 18 dakika havada kalan uçak, program kapsamında önemli bir dönüm noktasına imza attı. TUSAŞ yetkilileri, HÜRJET'in teslimat ve ihracat takvimi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
HÜRJET'in İlk Uçuşu ve Teslimat Süreci
30 Ağustos 2024 tarihinde, Türk bayrağı ve Hava Kuvvetleri renklerini taşıyan HÜRJET, gökyüzüyle buluştu. Ankara'daki TUSAŞ tesislerinden havalanan uçak, 18 dakikalık başarılı bir uçuşun ardından iniş yaptı. Bu uçuş, HÜRJET'in Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girmeden önceki son test aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor. TUSAŞ Genel Müdürü, yaptığı açıklamada, "HÜRJET, üzerinde taşıdığı milli teknoloji hamlesinin gururunu yaşatıyor. İlk uçuş, seri üretim ve teslimat sürecinin ne kadar yaklaştığının bir göstergesi" dedi.
HÜRJET programının takvimine göre, ilk teslimatın 2025 yılı içerisinde yapılması planlanıyor. Ancak TUSAŞ, bu süreci hızlandırmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilecek ilk uçakların, eğitim filolarında kullanılması öngörülüyor. HÜRJET'in sahip olduğu yüksek manevra kabiliyeti ve modern aviyonik sistemleri, pilot adaylarının en üst düzeyde eğitim almasını sağlayacak.
İhracat Görüşmeleri ve Hedef Pazarlar
TUSAŞ, HÜRJET için sadece yurt içi teslimatları değil, aynı zamanda uluslararası pazarda da önemli bir pay elde etmeyi hedefliyor. Şu ana kadar birçok ülke ile ön görüşmelerin yapıldığı ve bazı ülkelerle savunma sanayii anlaşmaları imzalandığı bildiriliyor. İhracat takviminin 2025 yılı itibarıyla başlaması bekleniyor. Özellikle Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve bazı NATO üyeleri HÜRJET'e yoğun ilgi gösteriyor.
TUSAŞ yetkilileri, HÜRJET'in ihracat potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayarak, "HÜRJET, hem performansı hem de maliyet etkinliği açısından dünya pazarında kendine sağlam bir yer edinecek. Özellikle T-38 ve benzeri eski nesil eğitim uçaklarını kullanan ülkeler için cazip bir alternatif sunuyor" şeklinde konuştu. İlk ihracat anlaşmasının 2025'in ilk çeyreğinde imzalanması bekleniyor.
HÜRJET'in Teknik Özellikleri ve Yerlilik Oranı
HÜRJET, jet eğitim uçağı ve hafif taarruz uçağı olarak iki farklı konfigürasyonda üretilebiliyor. Kanat altındaki silah istasyonları sayesinde hafif silahlandırma görevlerini de üstlenebiliyor. Azami hızı 1 mach seviyesinde olan uçak, 13.716 metre irtifaya çıkabiliyor. Uçakta kullanılan aviyonik sistemler, kokpit tasarımı ve yazılımların büyük bir kısmı TUSAŞ mühendisleri tarafından geliştirilmiş durumda. HÜRJET'in yerlilik oranının yüzde 85'i aşması hedefleniyor.
Motor tarafında ise, Amerikan menşeli F404 turbofan motoru kullanılıyor. Ancak TUSAŞ, yerli motor çalışmalarına da devam ediyor. TEI-TS1400 turboprop motorunun ardından, HÜRJET için geliştirilecek olan milli motor projesi hakkında da çalışmalar sürüyor. Bu proje, uçağın tüm kritik bileşenlerinde tamamen millileşmesini sağlayacak.
HÜRJET ve Türk Savunma Sanayiindeki Yeri
HÜRJET, Türk savunma sanayiinin son yıllarda gerçekleştirdiği atılımın en somut örneklerinden biri. TUSAŞ'ın, KAAN (Milli Muharip Uçak) projesinde edindiği deneyimi HÜRJET'e aktarması, ülkenin havacılık alanındaki yetkinliğini bir üst seviyeye taşıyor. HÜRJET'in seri üretimi, yan sanayide de büyük bir iş hacmi yaratacak. Proje kapsamında yüzlerce Türk mühendisi ve işçisi istihdam ediliyor.
Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen tedarik süreci, HÜRJET'in Türk Hava Kuvvetleri'nin bel kemiğini oluşturan eğitim filosunu modernize edecek. Türkiye'nin bölgesel bir güç olma hedefi doğrultusunda, HÜRJET gibi yerli platformların önemi her geçen gün artıyor. Uzmanlar, HÜRJET'in sadece bir eğitim uçağı olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltan stratejik bir ürün olduğunu belirtiyor.
HÜRJET'in test uçuşlarının başarıyla devam etmesi, Türk mühendisliğinin ne denli ileri olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Önümüzdeki aylarda HÜRJET'in seri üretim bandından inmesi ve hava kuvvetlerine katılması bekleniyor. Bu gelişme, Türk havacılık tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri olacak.
Sonuç olarak HÜRJET, Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii vizyonunun en somut çıktılarından biri olarak tarihteki yerini alıyor. Yurt içi teslimatların 2025'te başlaması, ihracatın da aynı dönemde hız kazanması, uçağın dünya pazarında da rekabetçi bir konuma ulaşmasını sağlayacak. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayiinde elde ettiği başarıyı tüm dünyaya gösterecek.