Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2026 Yılı Ana Kararnamesi kapsamında, geçtiğimiz yıl gündeme oturan Güllü soruşturmasında görev alan savcıya tenzili rütbe cezası verildi. Karar, adalet camiasında geniş yankı uyandırırken, soruşturmanın seyrine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. HSK'nın resmi duyurusuna göre, söz konusu savcı rütbe indirimiyle birlikte farklı bir ilde görevlendirildi.
Tenzili rütbe kararının gerekçesi
HSK kaynaklarından edinilen bilgiye göre, tenzili rütbe cezası, savcının soruşturma sırasında usul kurallarına aykırı davranması ve dava dosyalarını zamanında işleme koymaması gerekçelerine dayandırıldı. Ancak savcının avukatı, müvekkilinin mesleki sicilinin temiz olduğunu ve kararın siyasi baskılar altında alındığını öne sürdü. Savcılık makamı, "Verilen ceza hukuka aykırıdır, itiraz edeceğiz" açıklamasını yaptı. HSK ise kararın bağımsız ve tarafsız bir şekilde alındığını vurguladı.
Güllü soruşturması ve yankıları
Güllü soruşturması, 2025 yılında ortaya çıkan bir yolsuzluk iddiasıyla başlamış ve kısa sürede siyasi boyut kazanmıştı. Soruşturma kapsamında bazı bürokratlar ve iş insanları gözaltına alınmış, dava süreci devam ederken savcı değişikliği yaşanmıştı. Muhalefet partileri, soruşturmanın üstünün kapatılmaya çalışıldığını iddia ederken, iktidar kanadı yargının bağımsızlığına vurgu yapmıştı. HSK'nın bugünkü kararı, bu tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Adalet Bakanlığı konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
HSK Ana Kararnamesi'ndeki diğer değişiklikler
2026 Yılı Ana Kararnamesi ile birlikte Türkiye genelinde yüzlerce hakim ve savcının görev yeri değiştirildi. Kararnamede, terfi edenlerin yanı sıra disiplin cezası alanlar da yer aldı. HSK'nın her yıl düzenli olarak yayımladığı kararname, yargı teşkilatındaki rotasyonu sağlamak amacıyla hazırlanıyor. Ancak bu yılki kararname, özellikle Güllü savcısına verilen ceza nedeniyle kamuoyunun dikkatini çekti. Hukukçular, tenzili rütbe cezasının yargı bağımsızlığı açısından endişe verici olduğunu belirtirken, HSK kararlarının yargısal denetime tabi olduğunu hatırlattı.
Bağımsız değerlendirme
HSK'nın Güllü soruşturmasının savcısına yönelik tenzili rütbe kararı, Türkiye'de yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Soruşturmanın hassasiyeti göz önüne alındığında, bu tür bir cezanın zamanlaması ve gerekçeleri, adalet sistemine olan güveni sarsma potansiyeli taşıyor. Öte yandan, HSK'nın disiplin yetkisini kullanması olağan bir yargısal işlem olsa da, kararın siyasi saikler taşıyıp taşımadığı bağımsız gözlemciler tarafından takip edilmeli. Önümüzdeki süreçte, savcının itirazı ve olası yargısal denetim, bu tartışmalara ışık tutacaktır.