Haziran ayının gelmesiyle birlikte Türkiye'nin batı kesimlerinde yaz sıcaklıkları etkisini göstermeye başlarken, doğudaki yüksek rakımlı dağlarda kar yağışı sürpriz bir şekilde etkili oldu. Ardahan'da bulunan Kısır Dağı etekleri, haziranın ilk gününde beyaza büründü. Bölgede yaşayan vatandaşlar, mevsim normallerinin dışında yaşanan bu durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.
Haziran'da kar yağışı: Vatandaşlar şaşkın
Ardahan'ın Göle ilçesi sınırlarında yer alan Kısır Dağı, haziran ayında adeta kış manzarası sundu. Sabah saatlerinden itibaren başlayan kar yağışı, dağın zirvesine yakın bölgelerde yaklaşık 5 santimetreye ulaştı. Bölge sakinleri, "Bu memlekete bir türlü yaz gelmiyor" yorumlarında bulundu. Kar yağışı, özellikle hayvancılıkla uğraşan köylüler için zor anlar yaşattı. Bazı köylerde hayvanların otlaklara çıkarılması gecikti.
Meteoroloji uyarıyor: Sıcaklıklar mevsim normallerinin altında
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Doğu Anadolu Bölgesi'nde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin 5 ila 7 derece altında seyrediyor. Haziran ayında kar yağışı, bölgede ender görülen bir durum olmasına rağmen, son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak bu tür hava olaylarının arttığına dikkat çekiliyor. Yetkililer, özellikle yüksek kesimlerde yaşayan vatandaşların ani hava değişimlerine karşı tedbirli olmaları gerektiğini vurguluyor.
Kar yağışı tarım ve hayvancılığı olumsuz etkiledi
Kısır Dağı eteklerindeki köylerde yaşayan çiftçiler, haziran ayında kar yağışıyla birlikte ekili alanlarının zarar gördüğünü belirtti. Özellikle patates ve arpa ekimlerinin yapıldığı bölgelerde kar nedeniyle don riski oluştu. Hayvancılar ise hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için ek yem takviyesi yapmak zorunda kaldı. Bölge halkı, bu durumun ekonomik anlamda sıkıntı yarattığını ifade etti.
Haziran ayında yaşanan bu kar yağışı, Türkiye genelinde iklim değişikliğinin etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, mevsim normallerinin dışındaki bu hava olaylarının önümüzdeki yıllarda daha sık görülebileceği uyarısında bulunuyor. Bu bağlamda, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin bu değişime uyum sağlaması için yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.