Türkiye, haziran ayında ihracatta tarihi bir rekora imza attı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, geçen ay ihracatın yıllık bazda yüzde 219 oranında artarak 25 milyar dolar seviyesine yükseldiğini açıkladı. Bu rakam, ülkenin aylık ihracat tarihinde en yüksek değer olarak kayıtlara geçti. Özellikle otomotiv, kimya ve hazır giyim sektörlerindeki güçlü talep, ihracat performansını yukarı taşıdı.
İhracat artışının arkasındaki sektörler
Haziran ayında ihracatın lokomotifi yine otomotiv sektörü oldu. Otomotiv endüstrisi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 180 artışla 4,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Kimya sektörü yüzde 230 artışla 3,8 milyar dolar, hazır giyim ve konfeksiyon ise yüzde 200 artışla 2,5 milyar dolar ihracat kaydetti. Bu üç sektörün toplam ihracat içindeki payı yüzde 42 olarak hesaplandı.
Bakan Bolat, ihracattaki artışın temel nedenleri arasında Avrupa ve Orta Doğu pazarlarındaki talebin canlanması, döviz kurlarındaki istikrar ve üreticilerin rekabet gücünün artması olduğunu belirtti. Ayrıca, lojistik altyapısındaki iyileştirmeler ve e-ihracat platformlarının etkin kullanımı da ihracat rakamlarını olumlu etkiledi.
Hedefler ve beklentiler
Yılın ilk yarısında toplam ihracat 135 milyar dolar seviyesine ulaşırken, yıl sonu hedefi olan 300 milyar dolar için umutlar arttı. Uzmanlar, jeopolitik risklere rağmen Türkiye'nin ihracatçı firmalarının esneklik gösterdiğini ve yeni pazarlara açıldığını vurguluyor. Özellikle Afrika ve Güney Amerika ülkelerine yönelik ihracatın artması, portföy çeşitliliği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, ithalatın da haziran ayında yüzde 150 artarak 35 milyar dolara ulaşması dikkat çekiyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71,4 seviyesinde gerçekleşti. Bu oranın daha da iyileştirilmesi için katma değerli üretimin artırılması gerektiği belirtiliyor. Bakan Bolat, cari açığın kontrol altında tutulması için ihracatın ithalatı karşılama oranının yıl sonunda yüzde 75'e çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti.
Ekonomistler, haziran ayındaki rekor ihracatın ülke ekonomisine önemli bir canlılık getirdiğini, ancak sürdürülebilir büyüme için yapısal reformların şart olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda, Ar-Ge yatırımlarının artırılması, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme alanlarında atılacak adımların, Türkiye'nin ihracat performansını daha da yukarı taşıyabileceği ifade ediliyor.