Antalya’nın Kemer ilçesinde, Hazine’ye ait yaklaşık 10 milyar TL değerindeki 80 taşınmazın, belirli kişi ve çevrelerin üzerine geçirildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada önemli bir aşamaya gelindi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheliden 10’u, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Operasyonun, kamuoyunda “Hazine taşınmazı vurgunu” olarak bilinen büyük çaplı yolsuzluk iddialarına ilişkin yürütülen çalışmaların bir parçası olduğu belirtiliyor.
Soruşturmanın boyutları
Edinilen bilgilere göre, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, Hazine’ye ait 80 ayrı taşınmazın, yetkili kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu organize bir yapı tarafından, sahte belgeler düzenlenerek ve usulsüz işlemlerle şahısların üzerine geçirildiği iddia ediliyor. Toplam değeri 10 milyar TL’yi bulan bu taşınmazların, turizm bölgesindeki nitelikli araziler, sahiller ve imarlı parseller olduğu öğrenildi.
Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 21 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıkça sorgulanan şüphelilerden 10’u, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik”, “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkeme, bu 10 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, diğer 11 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında, tapu müdürlüğü çalışanları, müteahhitler ve halihazırda kamu görevinde bulunan kişilerin olduğu bilgisine ulaşıldı.
Tesadüfen ortaya çıkan büyük vurgun
Olayın, bir vatandaşın Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne yaptığı şikayet üzerine gündeme geldiği belirtiliyor. Şikayet üzerine harekete geçen müfettişler, yaptıkları incelemede Hazine adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarında usulsüz değişiklikler yapıldığını tespit etti. Yapılan detaylı araştırmada, söz konusu taşınmazların bir kısmının Hazine’ye ait iken, bir kısmının da orman vasfını yitirmiş araziler olduğu, bu alanların zaman içinde parselasyon işlemleriyle küçük parçalara bölünüp satışa hazır hale getirildiği anlaşıldı. Ardından da bu parseller, üçüncü kişilere oldukça düşük bedellerle devredilerek farklı yöntemlerle piyasa değerinin çok üzerinde kazanca dönüştürülmüş.
Toplam 80 taşınmazın 10 milyar TL gibi astronomik bir değere ulaşması, operasyonun büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Soruşturmayı yürüten savcılık, taşınmazların değer tespiti için bilirkişi raporları alırken, devir sürecindeki tüm belgeler üzerinde de kapsamlı bir inceleme başlattı.
Yerel ve merkezi otoritelerden açıklamalar
Konuya ilişkin açıklama yapan Antalya Valiliği, adli ve idari soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü, kamu zararının tahsili için hukuki sürecin başlatıldığını duyurdu. Valilik açıklamasında, “Kemer’de Hazine taşınmazlarının usulsüz devrine ilişkin soruşturma tüm yönleriyle devam etmektedir. Kamu kaynağının israfına ve haksız kazanca göz yumulmayacaktır” ifadelerine yer verildi. Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü de konuyla ilgili idari soruşturma başlattığını duyurdu. Bakanlık yetkilileri, süreçte ihmali bulunan personelin açığa alındığını ve sürecin takipçisi olduklarını belirtti.
Benzer operasyonların devamı gelecek mi?
Bu olay, Türkiye genelinde Hazine taşınmazlarının akıbetiyle ilgili yeniden soru işaretlerini gündeme getirdi. Özellikle turizm bölgelerindeki kamu arazilerinin imara açılması, imar barışı uygulamaları ve çeşitli düzenlemelerle özel mülkiyete geçişi, yıllardır tartışma konusu. Uzmanlar, bu tür vurgunların önüne geçilebilmesi için dijital tapu sistemlerinin güçlendirilmesi, yetkili personelin denetiminin artırılması ve özellikle kamu arazilerinin satışı veya devrinde bağımsız denetim mekanizmalarının kurulması gerektiğine dikkat çekiyor.
Kamuoyu, bu soruşturmanın derinleştirilmesini ve zincirin diğer halkalarına ulaşılmasını bekliyor. 10 milyar liralık dev bir kamu kaybının sadece yerel bir operasyonla sınırlı kalmayacağını, önümüzdeki günlerde yeni gözaltı ve tutuklamaların yaşanabileceği de kulislerde konuşuluyor.