Adana'da Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nin deposundan yaklaşık 15 milyon liralık ilaç çaldığı öne sürülen depo görevlisi, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, hastane yönetiminin rutin sayımı sırasında ortaya çıktı ve ardından yapılan incelemeyle büyük bir usulsüzlük tespit edildi. Tutuklanan şüphelinin, depoda görevli olduğu ve ilaçları sisteme girmeden dışarı çıkardığı iddia ediliyor. Soruşturma kapsamında, olaya karışmış olabilecek diğer kişilerin tespiti için çalışmalar sürüyor.
Olayın Ayrıntıları
Edinilen bilgilere göre, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nin eczane deposunda yapılan sayımda, birçok ilacın eksik olduğu fark edildi. Hastane yönetiminin durumu derhal güvenlik güçlerine bildirmesi üzerine başlatılan soruşturmada, depo görevlisi S.K. gözaltına alındı. Yapılan aramalarda, şüphelinin evinde ve iş yerinde çok sayıda ilaç bulunduğu öğrenildi. İlaçların piyasa değerinin yaklaşık 15 milyon lira olduğu belirlendi.
Soruşturmayı yürüten savcılık, şüphelinin hastanedeki görevini kullanarak ilaçları sisteme kaydetmeden dışarı çıkardığını ve bunları anlaştığı eczanelere sattığını tespit etti. Ayrıca, şüphelinin uzun süredir bu şekilde usulsüzlük yaptığı, ancak sayım tutarsızlıklarının göz ardı edilmesi nedeniyle olayın yeni ortaya çıktığı ileri sürülüyor.
Soruşturma Genişliyor
Olayla ilgili olarak hastanenin diğer çalışanları da ifadeye çağrıldı. Şüphelinin gözaltı sürecinde, kendisine yardım eden kişiler olduğu yönünde ifade verdiği öğrenildi. Bu kapsamda, iki eczacı ve bir hastane çalışanının daha gözaltına alındığı, ancak daha sonra serbest bırakıldıkları belirtildi. Soruşturma devam ederken, hastane yönetimi de güvenlik önlemlerini artırdığını ve iç denetim başlattığını açıkladı.
Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, olayın üniversite ve hastane yönetimini derinden üzdüğü, soruşturmanın titizlikle takip edildiği ve gerekli idari işlemlerin başlatıldığı ifade edildi. Açıklamada, halkın sağlık hizmetlerine olan güvenini sarsacak her türlü girişime müsamaha gösterilmeyeceği vurgulandı.
Bu tür olaylar, hastanelerde ilaç yönetimi ve denetim süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, özellikle büyük hastanelerde dijital takip sistemlerinin etkin kullanılması, bağımsız sayım ekiplerinin periyodik kontroller yapması ve personel güvenilirlik testlerinin uygulanması gerektiğini belirtiyor. Bu vakanın, ülke genelindeki hastanelerde benzer riskleri azaltmak için bir uyarıcı olması bekleniyor.
Olayın yargı süreci sürerken, kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından düzenli açıklamaların yapılması da önem taşıyor. Yaşanan bu üzücü olay, sağlık kurumlarının sadece hasta hakları konusunda değil, kaynak yönetimi konusunda da hesap verebilir olmasının gerekliliğini ortaya koyuyor.