İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın valilik ve belediyeleri denetlemek üzere kurduğu yeni izleme mekanizması, hayvan hakları savunucularının tepkisiyle karşılandı. Savunucular, sahipsiz hayvanların takibine yönelik bu sistemin bakımevlerinde kapasite aşımına ve ciddi refah ihlallerine yol açabileceği uyarısında bulundu. Yeni mekanizma, sokak hayvanlarının toplanması, kısırlaştırılması ve barınaklara yerleştirilmesi süreçlerinin daha sıkı denetlenmesini amaçlıyor. Ancak hayvan hakları örgütleri, denetimin sahada “toplama baskısı” yaratacağını ve hayvanların yaşam hakkını riske atacağını belirtiyor.
Yeni İzleme Mekanizması Nedir?
İçişleri Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ortak çalışmasıyla kurulan sistem, valilikler ve belediyeler nezdinde sahipsiz hayvanlara yönelik işlemleri izlemeyi hedefliyor. Bu kapsamda, belediyelerin hayvan barınaklarındaki kapasite, kısırlaştırma oranları, sahiplendirme sayıları ve hayvanlara yönelik şiddet olayları düzenli olarak raporlanacak. Sistemin amacı, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun uygulanmasını güçlendirmek ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamak olarak açıklanıyor. Ancak hayvan hakları savunucuları, denetimin yalnızca sayısal verilere odaklanması durumunda barınaklardaki kötü koşulların göz ardı edilebileceğini vurguluyor.
Savunuculara göre, mevcut barınakların büyük bir kısmı zaten kapasitesinin üzerinde hizmet veriyor. Yeni izleme mekanizması, belediyelere daha fazla hayvan toplama baskısı yaratabilir ve bu da hayvanların uygun olmayan koşullarda tutulmasına, hastalıkların yayılmasına ve ölüm oranlarının artmasına neden olabilir. Ayrıca, kısırlaştırma yerine toplama ve barındırma odaklı bir yaklaşımın sokak hayvanı sorununu çözmeyeceği, aksine daha da derinleştireceği ifade ediliyor.
Hayvan Hakları Savunucularının Uyarıları
Hayvan hakları dernekleri ve bağımsız aktivistler, yeni sisteme ilişkin endişelerini dile getirdi. Savunucular, denetim mekanizmasının hayvan refahı standartlarını içermediğini, yalnızca idari ve sayısal verilere dayandığını belirtiyor. Bir hayvan hakları savunucusu, “Toplama baskısı olur. Belediyeler sayıyı tutturmak için daha fazla hayvan toplar, ancak barınaklarda yer olmadığı için hayvanlar üst üste istiflenir. Bu da refah ihlallerine yol açar” dedi.
Savunucular ayrıca, mevcut yasaların uygulanmasındaki eksikliklerin altını çiziyor. 5199 sayılı Kanun’a göre, belediyelerin sokak hayvanlarını kısırlaştırması, aşılaması ve sahiplendirmesi esastır. Ancak birçok belediye, kaynak yetersizliği nedeniyle bu görevleri yerine getiremiyor. Yeni izleme mekanizması, bu eksiklikleri gidermek yerine cezai yaptırımlarla belediyeleri daha fazla hayvan toplamaya teşvik edebilir. Bu durumda, hayvanların barınaklarda uzun süre kalması, psikolojik ve fiziksel sağlıklarını olumsuz etkiler.
Ayrıca, hayvan hakları savunucuları, denetim sürecine sivil toplum kuruluşlarının dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bağımsız gözlemcilerin ve veteriner hekimlerin yer aldığı bir denetim mekanizmasının daha şeffaf ve etkili olacağını belirtiyorlar. Mevcut sistemde, hayvan barınaklarına yönelik denetimlerin yetersiz olduğu ve ihlallerin sıklıkla cezasız kaldığı ifade ediliyor.
Bakanlıkların Açıklamaları ve Arka Plan
İçişleri Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni izleme mekanizmasının hayvan haklarını korumak ve yerel yönetimlerin hesap verebilirliğini artırmak için kurulduğunu savunuyor. Bakanlık yetkilileri, sistemin sahipsiz hayvanların daha iyi koşullarda yaşamasını sağlayacağını ve kısırlaştırma oranlarını artıracağını belirtiyor. Ancak hayvan hakları savunucuları, bu açıklamaların sahada karşılık bulmadığını, çünkü barınakların fiziki koşullarının yetersiz olduğunu dile getiriyor.
Türkiye’de sahipsiz hayvan sorunu uzun yıllardır tartışılıyor. Özellikle büyükşehirlerde sokak hayvanlarının sayısı her geçen gün artıyor. 2021 yılında yapılan bir düzenleme ile belediyelere kısırlaştırma zorunluluğu getirilmiş, ancak uygulamada denetim eksikliği nedeniyle istenen sonuç alınamamıştı. Yeni izleme mekanizması, bu denetim eksikliğini gidermeyi amaçlıyor. Fakat hayvan hakları savunucuları, sorunun kökeninde yatan kaynak yetersizliği ve bilinçsizlik gibi faktörlerin göz ardı edildiğini belirtiyor.
Son dönemde hayvanlara yönelik şiddet olaylarındaki artış, kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor. Hayvan hakları savunucuları, yeni izleme sisteminin bu tür olayları önlemede etkili olmayacağını, çünkü asıl sorunun eğitim ve caydırıcı cezalar olduğunu vurguluyor. Ayrıca, barınaklarda yaşanan olumsuzlukların basına yansıması, sistemin şeffaflığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Değerlendirme
Yeni izleme mekanizması, sahipsiz hayvanların korunması adına atılmış bir adım gibi görünse de, hayvan hakları savunucularının uyarıları dikkate alınmalı. Denetimin yalnızca idari verilere dayanması, barınaklardaki refah ihlallerini görünmez kılabilir. Belediyelerin kapasite ve kaynak sorunları çözülmeden, toplama odaklı bir yaklaşımın hayvanların yaşam hakkını tehlikeye atacağı açık. Sivil toplumun karar süreçlerine dahil edilmesi, veteriner hekimlerin denetimlerde aktif rol alması ve kısırlaştırma çalışmalarının önceliklendirilmesi, sorunun çözümüne katkı sağlayabilir. Aksi halde, iyi niyetle kurulan sistem, istenmeyen sonuçlar doğurabilir ve hayvan refahını daha da kötüleştirebilir.