Hatay'da 6 Şubat depreminin ardından evini kaybeden ve bürokratik engeller nedeniyle devletin hak sahipliği imkânından yararlanamayan Serkan Sürmeli, yeni bir hayat kurmak için Antakya'da deprem konutlarından bir daire almak istedi. Tüm birikimi olan 1 milyon TL'yi vererek anlaştığı kişilere karşı nitelikli dolandırıcılık mağduru oldu. Ortaya çıkan gerçek ise akıllara durgunluk verdi: Aynı ev, 6 farklı kişiye daha satılmıştı.
Depremzedenin Hayali Kabusa Dönüştü
Serkan Sürmeli, depremin yaralarını sarmak ve ailesiyle güvenli bir yuva kurmak amacıyla Antakya'da yapımı tamamlanan deprem konutlarına başvurdu. Ancak hak sahipliği sürecinde yaşadığı sorunlar nedeniyle devletin sunduğu avantajlı ödeme imkânlarından yararlanamadı. Bunun üzerine kendi birikimiyle bir daire satın almaya karar veren Sürmeli, internet üzerinden bulduğu bir emlak ilanıyla iletişime geçti. İlan sahipleri, kendilerini yetkili satış görevlisi olarak tanıtarak Sürmeli'yi mağdur etti.
Sürmeli, güvenilir bir firma olduğunu düşündüğü kişilere, Antakya'daki bir deprem konutunu satın almak için 1 milyon TL'yi peşin olarak ödedi. Tapu devri ve teslim işlemlerinin “bürokratik süreçler nedeniyle” gecikeceğini söyleyen dolandırıcılar, bir süre sonra ortadan kayboldu. Sürmeli'nin durumu fark etmesi üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunmasıyla soruşturma başladı.
6 Kişi Aynı Ev İçin Para Ödedi
Yapılan incelemelerde, söz konusu dairenin daha önce de 6 farklı kişiye satıldığı tespit edildi. Dolandırıcılık çetesi, aynı konutu farklı isimler altında birden fazla mağdura satarak yaklaşık 7 milyon TL haksız kazanç elde etmiş. Mağdurların her birinin ayrı ayrı sözleşme imzaladığı ve kapora ödediği ortaya çıktı. Polis ekipleri, çetenin depremzedelerin acil konut ihtiyacını fırsata çevirerek sistematik bir dolandırıcılık gerçekleştirdiğini belirledi.
Olayın ortaya çıkmasıyla birlikte mağdurlar, sosyal medyada bir araya gelerek seslerini duyurmaya çalışıyor. Birçok mağdur, yaşadıkları mağduriyetin depremin yaralarını sarma sürecini daha da zorlaştırdığını belirtiyor. Serkan Sürmeli ise yaşadığı hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi: “Depremde evimi kaybettim, devletimizin imkânlarından yararlanamadım. Birikimimle yeni bir ev almak istedim, ama dolandırıcılar tüm birikimimi aldı. Şimdi hem evsiz kaldım, hem de umutsuzum.”
Yetkililerden Uyarı
Hatay Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, depremzedelerin konut alım süreçlerinde dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayarak şu uyarılarda bulundu:
- Resmi satış ofisleri dışında hiçbir ödeme yapılmamalı.
- Tapu devri yapılmadan kesinlikle para verilmemeli.
- Satış vaadi sözleşmeleri mutlaka noter huzurunda düzenlenmeli.
- Firmaların yetki belgeleri ve satış izinleri kontrol edilmeli.
- Şüpheli durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi veya polis ekiplerine başvurulmalı.
Emniyet güçleri, dolandırıcılık çetesinin yakalanması için geniş çaplı bir operasyon başlattıklarını ve şüphelilerin kimliklerinin belirlendiğini açıkladı. Mağdurların uğradığı zararın tazmini için hukuki sürecin hızlandırılması bekleniyor.
Deprem Sonrası Konut Dolandırıcılığı Arttı
6 Şubat depremlerinin ardından bölgede konut ihtiyacının artması, dolandırıcıların da iştahını kabarttı. Deprem bölgesinde sahte satış ilanları, sahte müteahhitler ve yanıltıcı emlak ofisleri üzerinden çok sayıda dolandırıcılık vakası rapor edildi. Ticaret Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, bu tür olaylara karşı vatandaşları bilgilendirmek amacıyla kampanyalar başlattı. Ancak uzmanlar, dolandırıcıların özellikle çaresiz depremzedeleri hedef aldığına dikkat çekiyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, deprem konutlarının satışının yalnızca resmi kurumlar aracılığıyla yapıldığını, özel kişiler tarafından satış yapılmasının mümkün olmadığını hatırlattı. Vatandaşların, yetkili mercilerin açıkladığı başvuru süreçlerini takip etmeleri ve kendilerine ulaşan özel satış tekliflerine karşı dikkatli olmaları önemle vurgulandı.
Serkan Sürmeli ve diğer mağdurlar, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi ve dolandırıcıların en ağır şekilde cezalandırılması için yetkililerden destek bekliyor. Toplumun bu tür olaylara karşı duyarlı olması ve şüpheli durumları yetkililere bildirmesi, benzer mağduriyetlerin önlenmesinde büyük önem taşıyor.
Bu tür dolandırıcılık girişimlerinin, deprem bölgesinin yeniden inşası sürecinde güven ortamını zedelediği açık. Depremzedelerin devlet desteğine erişiminin kolaylaştırılması ve bürokratik engellerin kaldırılması, bu tür suistimallerin önüne geçilmesinde kritik rol oynayabilir. Yetkililerin, mağduriyetleri gidermek ve dolandırıcılara fırsat vermemek için gerekli adımları atması, bölge halkının geleceğe umutla bakabilmesi için elzemdir.