Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 1 Haziran 2025 tarihinde Diyarbakır'da AKP İl Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında, çözüm sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Fidan, "13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi. Ama işte 'Suriye'den şu çıkar, Irak'tan bu çıkar' diye imkanlara bakıldı. Aslında Türkiye'deki toplum, devlet bütünleşmesi, demokratik devrimin bir parçası olarak bu meseleyi çözebilirdi" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan'ın bu sözleri, sürecin geçmişine dair bir özeleştiri olarak yorumlandı.
Hakan Fidan: "13 yıl önce bu konu çözülebilirdi"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Diyarbakır'da düzenlediği basın toplantısında, 13 yıl önceki süreçte yaşananlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Fidan, "13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi. Ama işte 'Suriye'den şu çıkar, Irak'tan bu çıkar' diye imkanlara bakıldı. Aslında Türkiye'deki toplum, devlet bütünleşmesi, demokratik devrimin bir parçası olarak bu meseleyi çözebilirdi" dedi. Fidan'ın bu sözleri, 2013 yılında başlatılan çözüm sürecinin akamete uğramasının ardından yapılan en net değerlendirmelerden biri olarak dikkat çekti.
Fidan, konuşmasının devamında, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgesel koşullara da değindi. Suriye ve Irak'taki gelişmelerin süreci etkilediğini belirten Fidan, "O dönemde bölgesel dinamikler, maalesef, çözüm iradesinin önüne geçti. Ancak bugün gelinen noktada, Türkiye'nin kendi iç meselelerini dış faktörlere bağlı olmaksızın çözme kapasitesi daha yüksek" diye konuştu. Fidan, demokratik devrimin bir parçası olarak toplumsal uzlaşının sağlanması gerektiğini vurguladı.
Sürecin arka planı ve bölgesel etkiler
2013 yılında başlatılan çözüm süreci, PKK ile yürütülen müzakereler ve toplumsal barışı tesis etmeyi amaçlıyordu. Ancak 2015 yılında süreç fiilen sona erdi ve çatışmalar yeniden alevlendi. Hakan Fidan, o dönemde MİT Müsteşarı olarak sürecin kritik isimlerinden biriydi. Fidan'ın şimdi Dışişleri Bakanı olarak yaptığı bu açıklama, hem geçmişe dönük bir değerlendirme hem de geleceğe yönelik bir perspektif sunuyor.
Uzmanlar, Fidan'ın "Suriye'den şu çıkar, Irak'tan bu çıkar" sözleriyle, 2013-2015 arasında bölgesel aktörlerin süreci sabote ettiğine işaret ettiğini belirtiyor. O dönemde Suriye'de iç savaş, Irak'ta ise DEAŞ ile mücadele gündemdeydi. Bu koşullar, Türkiye'nin iç barış sürecini olumsuz etkiledi. Fidan, bugün ise Türkiye'nin bölgesel etki kapasitesinin arttığını ve kendi meselelerini çözme konusunda daha özgüvenli olduğunu ima etti.
Toplum-devlet bütünleşmesi vurgusu
Fidan, konuşmasında "Türkiye'deki toplum, devlet bütünleşmesi" ifadesini kullanarak, çözümün sadece güvenlik odaklı olmaması gerektiğini, toplumsal ve demokratik boyutunun da önemli olduğunu belirtti. "Demokratik devrimin bir parçası olarak bu meseleyi çözebilirdi" diyen Fidan, geçmişte atılan adımların yeterince kapsayıcı olmadığını örtük biçimde kabul etti.
Bu açıklama, AKP'nin Diyarbakır'da düzenlediği etkinlikte yapılması bakımından da ayrıca önem taşıyor. Diyarbakır, Kürt meselesinin merkezinde yer alan bir şehir olarak, sürece dair mesajların verildiği bir platform oldu. Fidan'ın ziyareti, hükümetin bölgede yürüttüğü temasların bir parçası olarak görülüyor. Basın toplantısına AKP Diyarbakır İl Başkanlığı ev sahipliği yaptı ve çok sayıda yerel ve ulusal basın mensubu katıldı.
Geleceğe dönük mesajlar
Hakan Fidan, konuşmasının sonunda, Türkiye'nin terörle mücadelede kararlılığını sürdürürken, aynı zamanda demokratik standartları yükseltmesi gerektiğini ifade etti. "Bugün artık daha güçlü bir Türkiye var. Kendi iç meselelerimizi çözecek iradeye ve kapasiteye sahibiz. Yeter ki samimi olalım ve bölgesel oyunlara gelmeyelim" dedi. Fidan'ın bu sözleri, hükümetin yeni bir çözüm süreci başlatıp başlatmayacağı sorusunu gündeme getirdi.
Siyaset kulislerinde, Fidan'ın açıklamaları, 2023 seçimlerinden sonra ivme kazanan "yeni anayasa" ve "demokratikleşme" tartışmalarıyla ilişkilendiriliyor. Özellikle Kürt meselesinin çözümüne yönelik adımların, toplumsal mutabakatla atılması gerektiği vurgusu öne çıkıyor. Ancak muhalefet partileri, iktidarın samimiyetini sorguluyor ve somut adım beklediklerini belirtiyor. Fidan'ın konuşması, bu tartışmaların merkezine oturmuş durumda.
Sonuç olarak, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Diyarbakır'da yaptığı açıklamalar, Türkiye'nin 13 yıl önce kaçırdığı fırsata dair bir özeleştiri niteliğinde. Fidan, bölgesel faktörlerin süreci baltaladığını ancak bugün koşulların değiştiğini belirterek, toplum-devlet bütünleşmesi ve demokratik devrim vurgusu yaptı. Bu açıklamalar, hem geçmişin muhasebesi hem de geleceğe dair bir yol haritası talebi olarak okunabilir. Türkiye'nin Kürt meselesi ve demokratikleşme konusundaki adımları, önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek.