İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya yönelik sözleri nedeniyle yargılandığı davada 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, İmamoğlu hakkında siyasi yasak kararı da verdi. Yaklaşık 1,5 yıldır tutuklu bulunan İmamoğlu, duruşmadaki savunmasında "12 metrekareye, 87 milyon ile sığıyorum" diyerek dikkat çeken bir ifade kullandı.
Davanın Arka Planı ve Suçlama
Dava, İmamoğlu'nun 2019 yılında Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı hakkında söylediği iddia edilen sözler üzerine açıldı. İddianamede, İmamoğlu'nun "Tuzla'da bir belediye başkanı var, kendisiyle ilgili yolsuzluk iddiaları var" şeklinde ifadeler kullandığı öne sürüldü. Yazıcı'nın avukatları, bu sözlerin "kamu görevlisine hakaret" suçunu oluşturduğunu belirterek şikayetçi oldu. Yargıtay'ın daha önceki iki beraat kararını bozmasının ardından dosya yeniden görüldü.
İmamoğlu, 1,5 yıldır tutuklu bulunuyor. Bu süre zarfında İBB Başkanlığı görevini vekaleten yürüten bir isim görevlendirilmişti. İmamoğlu'nun avukatları, tutukluluğun hukuki dayanağının olmadığını savunarak tahliye talebinde bulunmuş ancak mahkeme bu talepleri reddetmişti.
Duruşmada Savunma: '12 Metrekareye, 87 Milyon ile Sığıyorum'
Son duruşmada savunma yapan İmamoğlu, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, sözlerinin siyasi eleştiri kapsamında olduğunu ifade etti. İmamoğlu, "12 metrekareye, 87 milyon ile sığıyorum" diyerek tutuklu bulunduğu hücrenin küçüklüğüne ve İstanbul'un nüfusuna atıfta bulundu. Bu sözler, duruşma salonunda yankı uyandırdı.
İmamoğlu'nun savunmasında, "Ben İstanbul'un seçilmiş belediye başkanıyım. 16 milyon insanın oyunu aldım. Burada yargılanan ben değilim, milletin iradesidir" dediği öğrenildi. Ayrıca, davanın siyasi bir hesaplaşma olduğunu savunarak, "Bu dava, demokrasiye vurulmak istenen bir prangadır" ifadelerini kullandı.
Karar ve Siyasi Yansımalar
Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda İmamoğlu'nu "kamu görevlisine hakaret" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca siyasi yasak kararı verildi. Bu karar, İmamoğlu'nun önümüzdeki seçimlerde aday olmasının önünde bir engel teşkil edebilir. Karar temyiz edilebilir.
Karar sonrası İmamoğlu'nun avukatları, kararı istinaf mahkemesine taşıyacaklarını açıkladı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kararı "hukuk dışı" olarak nitelendirerek, "Bu karar, milletin iradesine saygısızlıktır. Ekrem Başkan'ın yanındayız" dedi. İYİ Parti lideri Meral Akşener ise "Adalet sarayında adalet arıyoruz" ifadelerini kullandı.
İktidar kanadından ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Herkes yargıya saygı duymalı" şeklinde bir tweet attı. Karar, sosyal medyada geniş yankı buldu. #Ekremİmamoğlu etiketi Twitter'da gündem oldu.
İmamoğlu'nun Tutukluluk Süreci ve Kamuoyu
İmamoğlu, 2022 yılında başlayan yargı süreci sonucunda önce beraat etmiş, ancak Yargıtay kararı bozmuştu. Yeniden yargılandığı davada ise bu kez mahkumiyet kararı çıktı. Karar, Türkiye'deki siyasi tansiyonu yükseltti. Muhalefet partileri, kararı "siyasi intikam" olarak değerlendirirken, hükümet yetkilileri yargı kararlarına saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası kamuoyu da karara sessiz kalmadı. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, "Karar, Türkiye'deki demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri açısından endişe vericidir" açıklamasını yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise "Türkiye'de yargı bağımsızlığı konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz" dedi.
İmamoğlu'nun tutukluluk süreci, insan hakları örgütleri tarafından da eleştiriliyor. Amnesty International, "İmamoğlu'nun tutukluluğu siyasi motivasyonludur" diyerek serbest bırakılması çağrısında bulundu. Türkiye'deki barolar ise kararın temyiz sürecinin adil bir şekilde işlemesi gerektiğini belirtti.
Öte yandan, İmamoğlu'nun cezaevindeki koşulları da tartışma konusu. 12 metrekarelik hücrede tek başına kaldığı belirtilen İmamoğlu'nun, avukatlarıyla görüşme hakkının kısıtlandığı iddia edildi. Cezaevi yönetimi ise bu iddiaları reddetti.
Karar, Türkiye'de 2024 yerel seçimleri öncesinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. İmamoğlu'nun siyasi yasaklı hale gelmesi, muhalefetin stratejisini etkileyebilir. CHP, kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacağını duyurdu. AİHM'nin daha önce benzer davalarda verdiği kararlar, Türkiye'yi bağlayıcı nitelikte.
Sonuç olarak, İmamoğlu davası, Türkiye'de yargı ile siyaset arasındaki ilişkiyi bir kez daha gündeme getirdi. Karar, hem iç hem de dış kamuoyunda geniş yankı bulurken, önümüzdeki günlerde temyiz süreci ve siyasi gelişmeler yakından takip edilecek.