Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Helal Gıda Akademik İstişare Kurulu ve Dini Yüksek İhtisas Merkezleri'nde görevler alan Ehli Sünnet Âlimler Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker, çocuk evliliğine ilişkin tartışma yaratacak bir açıklama yaptı. Çeker, nikahlanma ile evlenmenin farklı eylemler olduğunu öne sürerek, çocukların evlenmeden nikahlandırılabileceğini savundu. Bu sözler, kamuoyunda ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Nikah ve Evlilik Arasında Yapay Bir Ayrım
Prof. Dr. Orhan Çeker, katıldığı bir programda yaptığı konuşmada, "Nikah başka bir şey, evlilik başka bir şey" diyerek, çocukların nikah akdinin yapılabileceğini ancak fiili evliliğin (cinsel ilişki ve birlikte yaşam) belirli bir yaşa kadar ertelenmesi gerektiğini ifade etti. Çeker, İslam hukukunda nikahın ergenlik öncesi de kıyılabileceğini, ancak evlilik hayatının rüşt yaşına kadar başlamaması gerektiğini iddia etti. Bu görüş, modern hukuk ve çocuk hakları savunucuları tarafından kabul edilmiyor.
Türkiye'de Medeni Kanun'a göre evlilik yaşı 17'dir ve olağanüstü durumlarda hakim kararıyla 16'ya düşürülebilir. Çocuk yaşta evlilikler ise yasal olarak suç teşkil eder ve çocuk istismarı kapsamında değerlendirilir. Çeker'in açıklaması, yasalara aykırı bir durumu meşrulaştırma çabası olarak yorumlandı.
Kamu Kurumlarındaki Görevleri Dikkat Çekiyor
Prof. Dr. Orhan Çeker'in TSE Helal Gıda Akademik İstişare Kurulu ve Dini Yüksek İhtisas Merkezleri'ndeki görevleri, açıklamanın kurumsal bir ağırlık taşımasına neden oldu. TSE, Türkiye'nin standart belirleme kurumu olarak helal gıda sertifikasyonu gibi konularda çalışmalar yürütüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Dini Yüksek İhtisas Merkezleri ise din eğitimi veriyor. Çeker'in bu kurumlardaki pozisyonu, sözlerinin resmi bir görüş gibi algılanmasına yol açtı. Ancak ne TSE ne de Diyanet'ten konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Ehli Sünnet Âlimler Birliği ise sivil bir oluşum olup, doğrudan devlet kurumu değil. Ancak Çeker'in hem akademik hem de bürokratik kimliği, açıklamanın etki alanını genişletiyor.
Çocuk Hakları Savunucularından Sert Tepkiler
Çeker'in sözleri, çocuk hakları örgütleri ve kadın dernekleri tarafından kınandı. Uzmanlar, çocuk yaşta nikahın çocuk istismarını meşrulaştıracağını ve kız çocuklarının eğitimden koparılmasına yol açacağını vurguluyor. Türkiye'de son yıllarda çocuk evlilikleriyle mücadele kapsamında çeşitli yasal düzenlemeler yapıldı. 2016'da Anayasa Mahkemesi, çocuk yaşta evlilikleri cezasız bırakan düzenlemeyi iptal etmişti. Ayrıca 2020'de yapılan bir düzenleme ile evlilik yaşı konusunda daha sıkı denetim getirildi.
Psikologlar, ergenlik öncesi çocukların nikah altına alınmasının, onların ruhsal gelişimini olumsuz etkileyeceğini ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştireceğini belirtiyor. Eğitimciler ise bu tür açıklamaların, özellikle kırsal bölgelerde çocuk evliliklerini teşvik edebileceği uyarısında bulunuyor.
Siyasi ve Toplumsal Yansımalar
Muhalefet partileri, iktidarı çocuk istismarına zemin hazırlayan söylemlere karşı sessiz kalmakla eleştirdi. Bazı milletvekilleri, Çeker'in görevlerinden alınması için çağrı yaptı. Sosyal medyada #ÇocukNikahınaHayır etiketiyle kampanyalar başlatıldı. İktidar kanadından ise henüz bir açıklama gelmedi. Konu, TBMM gündemine taşınabilir.
Türkiye'de laiklik ve din-devlet ilişkileri tartışmaları yeniden alevlendi. Çeker'in açıklaması, Diyanet'in ve bağlı kurumlarının toplumsal cinsiyet ve çocuk hakları konusundaki tutumunu sorgulatıyor. Kadın örgütleri, Diyanet'in bu tür açıklamalara karşı net bir tavır alması gerektiğini söylüyor.
Hukuki Boyut ve Uluslararası Sözleşmeler
Türkiye, Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne taraftır ve 18 yaş altı bireyleri çocuk olarak tanımlar. Sözleşme, çocukların erken yaşta evlendirilmesini yasaklar. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme sonrası kadın hakları konusunda uluslararası alanda eleştiriler artmıştı. Çeker'in sözleri, bu eleştirileri yeniden gündeme getirebilir.
Hukukçular, nikahın dini bir ritüel olarak kıyılmasının bile çocuk üzerinde psikolojik baskı oluşturacağını, ayrıca resmi nikah olmadan yapılan dini nikahların kadınları ve çocukları korumasız bıraktığını hatırlatıyor. Türkiye'de resmi nikah olmadan dini nikah kıyılması yasal olarak mümkün değil; ancak fiili durumda birçok yerde dini nikah kıyılabiliyor. Bu durum, Çeker'in açıklamasının uygulamada nasıl bir tehlike yaratabileceğini gösteriyor.
Prof. Dr. Orhan Çeker'in çocuk nikahına dair sözleri, Türkiye'de din, hukuk ve çocuk hakları arasındaki gerilimi bir kez daha gözler önüne serdi. Kamu kurumlarında görev yapan bir ismin, yasalara aykırı bir görüşü savunması, kurumsal sorumluluk ve hesap verebilirlik tartışmalarını beraberinde getiriyor. Çocukların korunması, toplumun ortak sorumluluğudur ve bu tür açıklamalar, çocuk istismarıyla mücadelede atılan adımları zayıflatma riski taşır. Konunun takipçisi olmak, hem çocuk hakları hem de laik hukuk düzeni açısından elzemdir.