Gazze Şeridi'nde görev yapan üç İsrailli asker, Associated Press'e (AP) yaptıkları açıklamalarla sivillere yönelik şiddet olaylarını itiraf etti. İsimlerinin gizli kalması koşuluyla konuşan askerler, İsrail ordusunun Gazze'de sivil hedeflere ateş açtığını, cansız bedenlere hakaret ettiğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini öne sürdü.
Askerlerin itirafları
Askerlerden biri, "Komutanlarımız bize sivil bölgelere ateş açmamızı emretti. Evler, okullar ve hastaneler hedef alındı" dedi. Bir diğer asker ise, "Öldürülen Filistinlilerin cesetlerine tekme attık, üzerlerine tükürdük. Bu bir nevi ritüel haline gelmişti" ifadelerini kullandı. Üçüncü asker de, "Sivilleri hedef almanın yanlış olduğunu biliyorduk ama kimse bizi durdurmadı. Tam tersine, bu tür eylemler teşvik edildi" diye konuştu.
Uluslararası tepkiler
İtiraflar, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, iddiaların bağımsız bir soruşturma ile araştırılması çağrısında bulundu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Sivillere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ve sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini" belirtti. İsrail ordusu ise iddiaları yalanlayarak, "Ordumuz uluslararası hukuka uygun hareket eder. Bu tür açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır" açıklamasını yaptı.
Bağlam ve değerlendirme
Gazze'de 2008 yılından bu yana düzenlenen askeri operasyonlar, binlerce Filistinlinin ölümüne ve yüzbinlercesinin yerinden edilmesine neden oldu. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail ordusunun savaş suçları işlediğine dair kanıt toplama çalışmalarını sürdürüyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür itirafların sistematik bir şiddet kültürünü ortaya koyduğunu ve hesap verme mekanizmalarının işletilmesi için uluslararası baskının artması gerektiğini vurguluyor. Bağımsız bir değerlendirme, sivillerin korunmasının savaş hukukunun temel prensibi olduğunu hatırlatıyor ve bu tür iddiaların ciddiye alınması gerektiğini ortaya koyuyor.