Gazze Şeridi'nde soykırımcı İsrail ordusunun son 24 saatte düzenlediği saldırılarda 8 Filistinlinin daha hayatını kaybetmesiyle, 7 Ekim 2023'ten bu yana yaşamını yitirenlerin sayısı 73 bin 110'a yükseldi. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, saldırılarda yaralanan sayısının ise 83 bin 445'e ulaştığı belirtildi. Bölgede devam eden abluka ve yoğun bombardıman nedeniyle özellikle çocuklar fiziksel ve psikolojik olarak ağır travmalar yaşarken, temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün zorlaşıyor.
Siviller hedef alınıyor
İsrail ordusunun son saldırılarında, sivil yerleşim alanları ve mülteci kamplarının hedef alındığı bildirildi. Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı'na düzenlenen hava saldırısında bir ailenin evi tamamen yıkılırken, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5 kişi hayatını kaybetti. Güneydeki Han Yunus kentinde bir okula isabet eden bombardımanda ise 3 kişi yaşamını yitirdi. Saldırılarda ağır yaralanan onlarca kişi, sağlık malzemesi yetersizliği nedeniyle yeterli tedavi alamıyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze'deki hastanelerin yüzde 80'inin hizmet dışı kaldığını, kalanların ise kapasitesinin çok üzerinde hasta kabul etmek zorunda kaldığını duyurdu.
Çocuklar savaşın en ağır yükünü taşıyor
Gazze'de çocukların neredeyse tamamı savaşın doğrudan veya dolaylı etkilerine maruz kalıyor. UNICEF verilerine göre, 7 Ekim'den bu yana en az 17 bin çocuk hayatını kaybetti. Yüz binlerce çocuk evsiz kaldı, eğitimden mahrum bırakıldı. Birçoğu ailelerini kaybetti, göç etmek zorunda kaldı. Psikososyal destek hizmetlerinin neredeyse tamamen durduğu bölgede çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve kaygı bozukluğu gibi rahatsızlıklar yaygınlaştı. Bir yardım kuruluşu çalışanı, “Çocukların oyun oynayacak alanı, okula gidecek gücü, hatta hayal kuracak zamanı yok. Onlar için çocukluk, ölüm korkusu ve açlıkla geçiyor” ifadelerini kullandı.
Abluka tüm yaşamı felç etti
İsrail'in 2007'den bu yana sürdürdüğü kara, hava ve deniz ablukası Gazze'de insani bir felakete yol açtı. Temel gıda, su, ilaç ve yakıt gibi malzemelerin girişi büyük ölçüde engelleniyor. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, Gazze nüfusunun yüzde 85'inin gıda güvensizliği yaşadığını ve yetersiz beslendiğini açıkladı. Su krizi, özellikle çocuklar ve yaşlılar için ölümcül hastalıklara zemin hazırlıyor. Altyapının büyük bölümü tahrip olduğu için kanalizasyon arıtma tesisleri çalışamıyor, atık sular sokaklarda akıyor. Salgın hastalık riski her geçen gün artarken, sağlık sisteminin çökme noktasına gelmesi durumu daha da vahim hale getiriyor.
Uluslararası toplum, ateşkes çağrıları yapmasına rağmen somut adımlar atmakta yetersiz kalıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde defalarca yapılan ateşkes oylamaları, ABD'nin vetosu veya çekimser kalması nedeniyle sonuçsuz kaldı. Birçok insan hakları örgütü, bu durumu “uluslararası hukukun çöküşü” olarak nitelendiriyor.