İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 407'ye yükseldi. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 101 kişinin daha yaşamını yitirdiği, 354 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Böylece toplam yaralı sayısı 85 bin 906'ya ulaştı.
Saldırıların Boyutu ve Etkileri
İsrail'in yoğun hava ve kara saldırıları, Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar birçok bölgeyi vuruyor. Özellikle Refah, Han Yunus ve Gazze kentinde sivil yerleşim yerleri hedef alınırken, hastaneler, okullar ve mülteci kampları da bombardımana maruz kalıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'de yerinden edilen insan sayısı 1.9 milyona ulaşmış durumda. Ayrıca, bölgede ciddi bir insani kriz yaşanıyor; temiz su, gıda ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada.
Uluslararası Tepkiler ve Ateşkes Çabaları
Saldırıların artarak devam etmesi, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırıyor. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, İsrail'e ateşkes çağrısında bulunuyor. Mısır, Katar ve ABD'nin aracılık ettiği ateşkes müzakereleri ise henüz somut bir sonuç vermedi. Hamas'ın ateşkes önerisine İsrail'in verdiği yanıtın ardından sürecin yeniden başlaması bekleniyor. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas'ın tamamen yok edilmesi hedefini yineliyor ve askeri operasyonların süreceğini belirtiyor.
Bölgede İnsani Durum
Gazze'deki insani durumun vahimliği sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bölgedeki hastanelerin kapasitesinin büyük ölçüde aşıldığını ve ilaç stoklarının tükendiğini açıkladı. Ayrıca, çocuklar arasında yetersiz beslenme ve salgın hastalıkların yayıldığı rapor ediliyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yetkilileri, Gazze nüfusunun büyük bölümünün açlık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor.
Bölgesel Etkiler ve İsrail'in Meşruiyet Sınavı
İsrail'in sürdürdüğü saldırılar, yalnızca Gazze'de değil, bölgesel olarak da ciddi sonuçlar doğuruyor. İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah'la yaşanan çatışmalar tırmanma tehlikesi taşıyor. İran destekli grupların da Filistin davasına destek verdiği görülüyor. Öte yandan, İsrail'in uluslararası hukuk örgütlerince savaş suçu işlediği yönünde suçlamalar giderek güçleniyor. Uluslararası Adalet Divanı'nda açılan soykırım davası sürerken, birçok ülke İsrail'e silah satışını durdurma kararı aldı.
Bu süreç, İsrail'in meşruiyetini ve demokratik değerlerini sorgulamaya açık hale getiriyor. Bölgede kalıcı bir çözüm olmaksızın, bu şiddet sarmalının devam edeceğini söylemek mümkün. Uluslararası toplumun, insani krizi durdurmak ve iki devletli çözüm doğrultusunda somut adımlar atması gerekiyor.