İsrail işgal güçlerinin Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 269'a yükseldi. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saat içinde 19 kişinin daha yaşamını yitirdiği bildirildi. Saldırılarda yaralananların sayısı ise 86 bin 509'a ulaştı. Bakanlık, ölü ve yaralı sayılarının güncellenmeye devam ettiğini duyurdu.
Sivil kayıplar ve insani durum
BM verilerine göre Gazze'de ölenlerin yüzde 70'inden fazlasını kadın ve çocuklar oluşturuyor. Sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği bölgede, hastaneler yetersiz kalırken, temiz su ve gıda sıkıntısı had safhada. Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'de her 10 kişiden 8'inin evsiz kaldığını ve salgın hastalık riskinin arttığını belirtiyor.
Uluslararası tepkiler ve ateşkes çabaları
BM Güvenlik Konseyi'nde ateşkes kararı çıkmasına rağmen, İsrail'in saldırıları aralıksız devam ediyor. Mısır, Katar ve ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerden henüz net bir sonuç alınamadı. İsrail yönetimi, Hamas'ı yok etmeden ateşkese yanaşmayacağını açıklarken, uluslararası toplum ateşkes çağrılarını yineliyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirerek, 'Gazze'de soykırım yaşanıyor, dünya seyirci kalıyor' ifadelerini kullandı. Türkiye, bölgeye insani yardım ulaştırmaya devam ediyor ancak yardım konvoyları sık sık İsrail tarafından engelleniyor.
Bölgede günlük hayat
Gazze'de günlük yaşam neredeyse durdu. Elektrik, su ve yakıt temini kısıtlı. Ayrıca, işgal güçlerinin okul ve cami gibi sivil yapıları hedef alması büyük tepki çekiyor. Bölge halkı, bir taraftan saldırılardan korunmaya çalışırken, diğer taraftan temel ihtiyaçlarını karşılamak için mücadele ediyor.
Son olarak, İsrail ordusunun Gazze'nin kuzeyindeki bir okula düzenlediği saldırıda 15 sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. Saldırıda okulun büyük hasar gördüğü ve enkaz altında kalanlar olduğu ifade ediliyor.
Bağımsız değerlendirme ve bağlam
Gazze'deki insani kriz, tarihin en büyük sivil kayıplarından birine sahne oluyor. Uluslararası hukuk ve insan hakları normları sistematik olarak ihlal edilirken, taraflar arasında kalıcı bir çözüm ihtimali giderek uzaklaşıyor. Bölgede ateşkes sağlanması durumunda bile, yapısal sorunların çözülmemesi halinde çatışmaların tekrarlanması kaçınılmaz görünüyor. Türkiye ve diğer bölgesel aktörlerin arabuluculuk çabalarına rağmen, uluslararası toplumun somut adım atmaktaki isteksizliği krizin derinleşmesine neden oluyor.