İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinde Ekim ayında yapılması planlanan genel seçim öncesi oy kaybını telafi etmek amacıyla Gazze ve Batı Şeria'da gerilimi tırmandırıyor. Uzmanlar, Netanyahu'nun özellikle Batı Şeria'daki olayların büyümesini istediğini ve bu durumun seçim stratejisinin bir parçası olduğunu ifade ediyor. Son haftalarda Gazze'den atılan roketlere karşılık İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda çok sayıda Filistinli hayatını kaybetti. Bu gelişmeler, bölgede zaten kırılgan olan ateşkesi daha da tehlikeye atıyor.
Netanyahu'nun Seçim Stratejisi
Netanyahu'nun liderliğindeki koalisyon hükümeti, son aylarda yargı reformu tartışmaları ve artan yaşam maliyeti nedeniyle popülaritesini kaybetti. Anketlere göre, muhalefetteki partiler şu an seçimi kazanacak gibi görünüyor. Bu durum Netanyahu'yu, güvenlik odaklı bir söylemle tabanını konsolide etmeye itiyor. İsrailli siyaset bilimci Dr. Yossi Shain, "Netanyahu, kendisini ülkenin tek güvenilir lideri olarak göstermeye çalışıyor. Batı Şeria'daki gerilim, ona güçlü ve kararlı bir başbakan imajı çizme fırsatı veriyor" diyor.
Uzmanlara göre, Netanyahu'nun amacı, seçmenlerin dikkatini kendi hukuki sorunlarından ve yargı reformu tartışmalarından uzaklaştırmak. Ayrıca, sağ partilerin oyunu almak için daha sert bir güvenlik politikası izliyor. Geçtiğimiz günlerde Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde düzenlenen silahlı saldırıda iki İsraillinin ölmesi, Netanyahu'ya "terörle mücadele" söylemini güçlendirme imkânı verdi. Başbakan, saldırının ardından yaptığı açıklamada, "Teröristlere karşı taviz yok. Ordumuz gereken neyse yapacak" ifadelerini kullandı.
Bölgedeki Tansiyonun Artması
Gazze'deki ablukanın yılardır devam etmesi, bölge halkını derinden etkiliyor. İsrail'in hava saldırılarında son bir haftada en az 15 Filistinli hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Saldırılarda sivillerin de hedef alınması uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor. Birleşmiş Milletler, iki tarafa da itidal çağrısında bulunurken, Mısır ve Katar arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak Netanyahu'nun seçim hesapları, bu çabaların sonuçsuz kalmasına neden olabilir.
Batı Şeria'da ise İsrail ordusunun son dönemde düzenlediği baskınlarda gözaltılar arttı. Filistinli yetkililer, bu operasyonların uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunuyor. Öte yandan, İsrail'in yerleşim politikası da eleştirilerin odağında. Yeni yerleşim birimlerinin onaylanması, iki devletli çözümü giderek imkânsız hale getirirken, taraflar arasındaki güveni daha da azaltıyor.
Uzmanlar, Netanyahu'nun bu politikalarının uzun vadede hem İsrail hem de Filistin için daha güvenli bir gelecek getirmeyeceğini vurguluyor. Barış görüşmelerinin yeniden başlaması için tarafların şiddetten uzak durması ve müzakerelere hazır olması gerektiğinin altını çiziyorlar. Ancak seçim atmosferi, bu tür adımlar için şu an pek de umut vermiyor.
Sonuç olarak, Netanyahu'nun seçim kazanma hırsı, Gazze ve Batı Şeria'da yeni bir kanlı dönemin habercisi olabilir. Bölge halkı, yine siyasi çıkarların gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor. Bu tablo, sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir krize dönüşme riski taşıyor.