Gazze'de üç yıldır devam eden İsrail kuşatması ve saldırıları altında sağlık sistemi tamamen felç olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bölgede yakıt stoklarının tamamen tükenmesinin ardından, hizmet vermeye çalışan az sayıdaki son hastanenin de çalışamaz hale geldiği bildirildi. Bu gelişme, zaten harap durumdaki sağlık altyapısını daha da kırılgan hale getirerek yüz binlerce sivilin hayatını doğrudan tehdit ediyor.
Son hastaneler de devre dışı
Gazze Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, elektrik üretimi için gereken yakıtın bitmesiyle birlikte, yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler ve diyaliz merkezleri gibi kritik birimlerin bulunduğu hastaneler hizmet veremez duruma geldi. Daha önce de birçok hastane saldırılar ve kaynak yetersizliği nedeniyle kapanmak zorunda kalmıştı. Şimdi ise ayakta kalan son tesisler de jeneratörler için yakıt bulunamaması nedeniyle kapılarını kapatmak zorunda kalıyor.
Yetkililer, özellikle kuzey Gazze'deki hastanelerin tamamen devre dışı kaldığını, güneydeki birkaç hastanenin ise sadece sınırlı hizmet verebildiğini belirtiyor. Ancak bu hastanelerin de yakıt olmadığı için çok yakında duracak olması, bölgede sağlık hizmetine erişimi neredeyse imkansız hale getirecek.
Hastalar ve sağlık çalışanları zor koşullarda
Yakıt sıkıntısı nedeniyle elektrik kesintileri yaşanırken, hastanelerde tedavi gören yaralılar ve kronik hastalar hayati risk taşıyor. Ambulanslar da yakıt bulamadığı için yaralılara ulaşmakta güçlük çekiyor. Sağlık çalışanları, ellerindeki kısıtlı imkanlarla hastalara müdahale etmeye çalışıyor ancak tıbbi malzeme ve ilaç sıkıntısı da had safhada.
Uluslararası Kızılhaç ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlar, Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşünü defalarca uyardı. Bölgeye insani yardım ulaştırılması için açılan sınır kapılarından yeterli yakıt ve tıbbi malzeme girişi sağlanamıyor. İsrail, yakıtın Hamas tarafından kullanılabileceği gerekçesiyle girişine kısıtlama getiriyor.
Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz
Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları örgütleri, Gazze'deki hastanelerin hedef alınmasını ve sağlık hizmetlerinin engellenmesini uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriyor. Ancak uluslararası toplumun somut adımları sınırlı kalıyor. Yardım kuruluşları, yakıt girişine derhal izin verilmesi çağrısında bulunuyor, aksi takdirde binlerce insanın hayatını kaybedeceği uyarısını yapıyor.
Uzmanlar, Gazze'deki sağlık krizinin sadece anlık bir sorun olmadığını, uzun vadede bölgede salgın hastalıkların yayılabileceğini ve temel sağlık hizmetlerine erişimin yıllar boyunca sağlanamayacağını belirtiyor. Altyapının yeniden inşası için gereken kaynak ve zaman ise belirsizliğini koruyor.
Arka plan: Derinleşen insani kriz
Gazze'de 2014 ve 2021'de yaşanan çatışmaların ardından bölge zaten ağır bir yıkımla karşı karşıyaydı. 2023 yılından bu yana devam eden İsrail saldırıları ve sıkı kuşatma, altyapıyı daha da fazla tahrip etti. Hastaneler, su arıtma tesisleri ve elektrik santralleri gibi yaşamsal tesisler çalışamaz hale geldi. İlaç, tıbbi cihaz ve yedek parça temini için gereken izinler ya verilmiyor ya da çok gecikmeli olarak veriliyor.
Bölgede nüfusun büyük çoğunluğu yardıma muhtaç durumda. Son hastanelerin kapanması, özellikle yaralılar, kronik hastalar, hamileler ve çocuklar için ölümcül sonuçlar doğurabilir. Sağlık Bakanlığı, acil yakıt ve tıbbi malzeme girişine izin verilmesi için uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunuyor. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil.
Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşü, bölgedeki insani felaketin boyutlarını gözler önüne seriyor. Uluslararası toplumun etkili bir müdahalede bulunmaması, sivil kayıpların artmasına yol açarken, gelecekte yaşanabilecek daha büyük sağlık krizlerinin de zeminini hazırlıyor.