İstanbul Gaziosmanpaşa'da dün meydana gelen vahşette, Hakan Sayacı (51) tarafından silahla vurularak öldürülen Şerife Gezer'in (41) ailesi, acılarını ve yaşananları anlattı. Gezer'in abisi Hasan Hüseyin Gezer, kardeşinin daha önce de Sayacı'nın saldırısına uğradığını ve mahkemece uzaklaştırma kararı verildiğini belirterek, "Adam orada çay içe içe onu öldürdü. Sanki bir canlı değil de bir böcek öldürüyordu. Devletten gereken korumayı alamadık" dedi.
Olay, dün saat 15.00 sıralarında Gaziosmanpaşa Merkez Mahallesi'ndeki bir çay bahçesinde meydana geldi. İddiaya göre, bir süredir sorun yaşayan Şerife Gezer ile Hakan Sayacı arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Sayacı, yanında taşıdığı tabancayla Gezer'e peş peşe ateş etti. Olay yerinde hayatını kaybeden Gezer'in cenazesi, savcının incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Zanlı Sayacı ise olaydan sonra polise teslim oldu.
Acılı abi Hasan Hüseyin Gezer, kardeşinin daha önce de zanlıdan şiddet gördüğünü ve şikayetçi olduğunu söyledi. Gezer, "Kardeşim bir yıl önce boşandı. Sayacı ile arkadaşlık ediyordu. Adam onu sürekli rahatsız ediyordu. En son 15 gün önce kardeşimi darp etmişti. Biz de karakola gidip şikayetçi olduk. Mahkeme uzaklaştırma kararı verdi. Ama bu karar kağıt üzerinde kaldı. Adam kardeşimi buldu ve orada çay içe içe öldürdü. Sanki bir canlıyı değil de bir böceği eziyordu. Devletten gereken korumayı alamadık. Kardeşim öldürüleceğini biliyordu, bana sürekli 'abi beni öldürecek' diyordu" dedi.
Anne Sebahat Gezer ise gözyaşları içinde şunları söyledi: "Benim ciğerimi yaktılar, gonca gülümü soldurdular. Canım çok acıyor. Kızımın öldürüleceğini bilseydim onu bırakmazdım. O adam daha önce de kapımıza gelmişti. Şikayetçi olduk ama kimse ilgilenmedi. Kızımın katili adalet önünde hesap versin. Benim evladımın kanı yerde kalmamalı."
Şerife Gezer'in cenazesi, bugün öğle namazından sonra Gaziosmanpaşa Merkez Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Kadına Şiddet ve Uzaklaştırma Kararı Tartışması
Yaşanan bu vahşet, kadına yönelik şiddet ve uzaklaştırma kararlarının etkinliğini yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, uzaklaştırma kararlarının sadece kağıt üzerinde kaldığını, gerekli takip ve denetimin yapılmadığını belirterek, kararların uygulanabilirliğinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Kadın cinayetlerinin önlenmesi için toplumsal farkındalığın artırılması ve yasal yaptırımların caydırıcı olması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Şerife Gezer'in katledilmesi, sadece ailesini değil, tüm toplumu derinden yaraladı. Kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkının bu şekilde elinden alınması, toplumsal bir yara olarak karşımızda duruyor. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için devletin ve toplumun üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi şart. Kadınların korunması için alınan tedbirlerin uygulamada ne kadar etkili olduğunun sorgulanması ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor.