Antalya'nın Kemer ilçesinde, Hazine'ye ait taşınmazların belirli kişi ve aile çevrelerine usulsüz olarak devredildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma, kapsamı genişleyerek büyük bir yolsuzluk dosyasına dönüştü. Araştırmada, kamu mallarının yaklaşık 10 milyar Türk lirası değerinde olduğu belirtilirken, milli emlak personeli, tapu müdürü ve muhtarların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Soruşturmanın Boyutu ve Gözaltılar
Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin Hazine'ye ait sahil şeridi ve yüksek değerli arazileri, gerçek bedellerinin çok altında göstererek belirledikleri kişilere sattıkları öne sürülüyor. İddiaya göre, işlemlerde sahte belgeler düzenlenmiş, kamu görevlilerinin yetkileri suiistimal edilmiş ve bu yolla devletin milyarlarca liralık zarara uğratıldığı aktarılıyor. Operasyonda, aralarında Milli Emlak personelinin, bir tapu müdürünün ve bazı mahalle muhtarlarının bulunduğu 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı. Polis ekiplerinin düzenlediği eş zamanlı baskınlarda çok sayıda dokümana ve dijital materyale el konuldu. Soruşturma, 'kamu görevlisinin rüşvet alması', 'nitelikli dolandırıcılık', 'resmi belgede sahtecilik' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlamalarını içeriyor.
Şüpheliler Arasında Emlakçılar ve Müteahhitler de Var
Edinilen bilgilere göre, dosyada ismi geçen şüphelilerin yalnızca kamu çalışanlarından ibaret olmadığı, usulsüz satışlardan menfaat sağlayan emlak ofisleri, müteahhitler ve parselasyon işlemlerinde kolaylık sağlayan özel şirket yetkililerinin de bulunduğu kaydedildi. Özellikle Kemer'in turizm bölgesi olması nedeniyle, kıyıya yakın arazilerin otel, iş merkezi ve konut projelerine dönüştürülmek üzere yeni şirketlere devredildiği tespit edildi. Soruşturma savcılığınca yürütülen çalışmada, son beş yıl içerisinde yapılan satış ve devir işlemlerinin mercek altına alındığı, bazı işlemlerde kadastro beyannamelerindeki değerlerin rayiç bedelin çok altında gösterildiği belirlendi.
Emniyet ve Jandarma Ortak Operasyonda
Bu sabah saatlerinde Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri ile jandarma ekiplerinin ortak düzenlediği operasyonda, belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yapıldı. Gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinin alınması için adliye önünde geniş güvenlik önlemleri alındığı görüldü. Gözaltı işlemlerinin ardından şüpheliler, sağlık raporlarının alınmasını müteakip Kemer Adliyesi'ne sevk edilecek. Tahkikatın gizliliği nedeniyle yetkililerden henüz resmi bir açıklama gelmezken, suç örgütü kapsamında değerlendirilen ağ suç ağına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
Kamuoyu ve Hukuki Süreç
Kemer'de yaşayanlar, bölgede özellikle son yıllarda artan imar değişiklikleri ve arazi satışlarının kamuoyunda hep tartışma konusu olduğunu, bu soruşturmanın geç kalınmış bir adım olduğunu belirtiyor. CHP Antalya Milletvekili Ahmet Kaya, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Hazine arazilerinin peşkeş çekilmesine karşı hukuki sürecin takipçisi olacağız. Yetkilileri göreve davet ediyoruz' dedi. Kemer Belediye Başkanı ise soruşturmanın tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını istediklerini ve belediye olarak gereken bilgi ve belgeleri savcılıkla paylaşmaya hazır olduklarını ifade etti.
Türkiye genelinde Hazine arazisi satışları, 2012'de çıkarılan ve kamuoyunda '2B arazileri' olarak bilinen yasayla başlamış, ardından özelleştirme kapsamında önemli bir gelir kapısı haline gelmişti. Ancak bu süreçte birçok ilde benzer usulsüzlük iddiaları gündeme gelmiş; Sayıştay ve teftiş raporlarında kamu zararına yol açan satışların önüne geçilemediğine dikkat çekilmişti. Bu operasyon, yalnızca Antalya'nın değil, benzer düzenlemelerin yaşandığı tüm kıyı bölgelerinin gözünü çevirdiği bir mücadele olarak görülüyor. Uzmanlar, kamu kaynaklarının aktarılmasının, toplumun vergi adaletine olan güvenini zedelediğini ve bu tür soruşturmaların sonuçlarının diğer illere de örnek olması gerektiğini vurguluyor.