Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin 1,3 milyar TL'yi aşan sağlık hizmeti ihalesi, AKP'li başkan Fatma Şahin döneminde de aynı firmaya yönlendirme iddialarını gündeme getirdi. Belediye, sağlık hizmetleri için düzenlediği ihaleyi geçtiğimiz haftalarda sonuçlandırırken, ihale sürecine dair tartışmalar sürüyor.
İhale süreci ve eleştiriler
Belediye, sağlık hizmetleri alımı için yaklaşık 1,3 milyar TL bütçeyle ihale açtı. İhaleye tek firmanın katıldığı ve işin geçmişte de aynı firma olan Febril Sağlık Hizmetleri'ne verildiği öğrenildi. Muhalefet partileri, ihale sürecinin şeffaf olmadığını ve tekel oluşturulduğunu belirterek, konuyu meclise taşıdı. CHP ve İYİ Partili meclis üyeleri, ihalenin rekabete açık olmadığını ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanıldığını iddia etti.
Febril Sağlık Hizmetleri hakkında
Febril Sağlık Hizmetleri, daha önce de Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin sağlık hizmetleri ihalelerini alan bir firma olarak biliniyor. Firma, önceki dönemlerde de belediye ile yüksek bütçeli sözleşmelere imza atmıştı. Eleştirmenler, firmanın belediyeyle olan bağlantılarının sorgulanması gerektiğini savunuyor.
Belediyeden açıklama
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, ihalenin yasalara uygun şekilde yapıldığını ve en uygun teklifi veren firmanın seçildiğini belirtti. Ayrıca, sağlık hizmetlerinin kesintisiz devamı için bu tür ihalelerin zorunlu olduğu ifade edildi. Ancak muhalefet, belediyenin açıklamalarını yetersiz buluyor.
Geçmiş dönemle benzerlik
Daha önceki dönemlerde de benzer ihalelerin aynı firmaya verildiği iddiaları, AKP'li yönetimin ihale düzeninin değişmediğini gösteriyor. 2019 yerel seçimleri öncesinde de benzer tartışmalar yaşanmıştı. Uzmanlar, ihalelerin şeffaflığı ve rekabet koşullarının sağlanması için bağımsız denetim mekanizmalarının gerekliliğine dikkat çekiyor.
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin sağlık hizmetleri ihalesi, kamu kaynaklarının kullanımı ve belediye yönetiminin şeffaflığı açısından önemli bir test niteliği taşıyor. Konunun takipçisi olunacağı muhalefet tarafından belirtilirken, sivil toplum örgütleri de sürecin izlenmesi çağrısında bulunuyor.