Sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Uludağ'ın ifadesinin alınmasının ardından adli kontrol şartı olmaksızın salıverildiği öğrenildi. Olay, basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gözaltı süreci ve gerekçe
Alican Uludağ, sosyal medyada yaptığı bir paylaşım nedeniyle İstanbul'da gözaltına alınmıştı. Emniyet yetkilileri, gözaltı gerekçesini “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” olarak açıklamıştı. Uludağ, bu sabah saatlerinde ifadesi alınmak üzere emniyete götürülmüş, yapılan sorgunun ardından savcılığa sevk edilmişti. Savcılık, yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle Uludağ'ın serbest bırakılmasına karar verdi. Bu karar, basın ve ifade özgürlüğü savunucuları tarafından memnuniyetle karşılandı.
Tepkiler ve bağlam
Olay, Türkiye'de gazetecilere yönelik baskıların son örneği olarak yorumlandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve uluslararası basın örgütleri, gözaltıyı kınayarak adil yargılanma talebini yineledi. Öte yandan hükümet kaynakları, yargı sürecinin bağımsız olduğunu ve hiçbir gazetecinin hedef alınmadığını vurguladı. Gözaltı kararının ardından sosyal medyada geniş yankı uyandıran #AlicanUludağ etiketi, bir süre gündemde kaldı. Son dönemde benzer gerekçelerle birçok gazetecinin gözaltına alındığı hatırlatılırken, yetkililerin bu konuda daha hassas davranması gerektiği ifade ediliyor. Bağımsız değerlendirmeler, basın özgürlüğünün demokratik bir toplumun temel taşı olduğunu ve bu tür uygulamaların itibar kaybına yol açtığını belirtiyor.