Gazeteci Alican Uludağ, 12 Şubat 2025 sabah saatlerinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla gözaltına alındığını duyurdu. Uludağ'ın avukatı, müvekkilinin henüz ifade vermediğini ve gözaltı sürecinin devam ettiğini belirtti. Olay, İstanbul merkezli olarak gelişirken, Uludağ'ın hangi gerekçeyle gözaltına alındığına dair resmi bir açıklama henüz yapılmadı.
Gözaltı Süreci ve Hukuki Boyut
Alican Uludağ'ın gözaltına alındığı anlara ilişkin ilk bilgiler, gazetecinin kendi sosyal medya hesabından paylaştığı mesajla kamuoyuna yansıdı. Mesajında "Gözaltına alınıyorum" ifadelerini kullanan Uludağ, daha sonra hesabından başka bir paylaşım yapamadı. Avukatı, müvekkilinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde olduğunu ve ifade işlemlerinin başlayacağını bildirdi. Gözaltı kararının hangi soruşturma kapsamında alındığı henüz netlik kazanmazken, basın özgürlüğü dernekleri konuyu yakından takip ettiklerini açıkladı.
Basın Özgürlüğü Tartışmaları
Uludağ'ın gözaltına alınması, Türkiye'de gazetecilere yönelik baskıların arttığı bir dönemde gündeme geldi. Türkiye Gazeteciler Sendikası konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, "Gazetecilerin haber yapma ve düşüncelerini ifade etme özgürlüğü anayasal güvence altındadır. Alican Uludağ'ın gözaltına alınması, bu temel hakkın ihlali anlamına gelmektedir" dedi. Uluslararası Af Örgütü de konuyu yakından takip ettiğini duyurdu. Olay, siyasi arenada da yankı bulurken, muhalefet partileri konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladılar.
Basın özgürlüğü konusunda uzman isimler, gözaltı kararının hukuki temellerinin sorgulanması gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda birçok gazetecinin benzer gerekçelerle gözaltına alındığı ve yargılandığı hatırlatılarak, bu durumun ifade özgürlüğü açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtiliyor. Türkiye'deki medya ortamının uluslararası standartların gerisinde olduğunu savunan eleştirmenler, Alican Uludağ vakasının da bu durumun bir yansıması olduğunu ifade ediyor.