Girne açıklarında 26 yıllık deniz otobüsü Filo Jet'in batmasıyla ilgili soruşturma sürerken, facianın geçmişine dair çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Edinilen bilgilere göre, 1998 yapımı feribot daha önce iki ayrı kaza geçirmiş ve ağır hasar görmüştü. Türk mühendislerin, geminin onarımının oldukça zor olduğuna dair rapor hazırladığı, ancak geminin Yunanistan'da tamir edildiği öne sürüldü. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanlık müfettişleri tarafından yürütülen soruşturma, geminin teknik durumu ve bakım geçmişini mercek altına aldı.
Kaza Geçmişi ve Hasar İddiaları
İddialara göre, Filo Jet adlı deniz otobüsü daha önce iki kez kaza yaptı ve bu kazalarda ciddi şekilde hasar gördü. İlk kaza, 2015 yılında İzmir Seferihisar açıklarında meydana geldi; geminin sintine bölümünde yarık oluştuğu ve su aldığı rapor edildi. İkinci kaza ise 2018'de Kuşadası yakınlarında yaşandı ve geminin baş kısmı kayalıklara çarparak büyük hasar aldı. Bu kazaların ardından, gemi sahibi şirket tarafından Türkiye'deki tersanelere onarım için başvurulduğu, ancak Türk mühendislerin yaptığı inceleme sonrası hazırlanan raporda, geminin ekonomik ömrünü doldurduğu ve onarımının oldukça zor olduğu belirtildi.
Raporda, teknenin gövdesindeki yorulma çatlakları ve korozyon nedeniyle, güvenli bir şekilde yeniden hizmet verebilmesi için kapsamlı bir yenileme gerektiği ifade edildi. Bunun maliyetinin ise geminin değerinin çok üzerinde olduğu vurgulandı. Türk mühendislerin bu uyarılarına rağmen, geminin Yunanistan'da bir tersanede daha ucuz ve yüzeysel bir onarımdan geçirilerek yeniden sefere konduğu öne sürülüyor.
Yunanistan'da Yapılan Onarım ve Denetimler
Yunanistan'da tamir gören Filo Jet'in, 2020 yılında yeniden yolcu taşımacılığına başladığı biliniyor. Ancak bu onarımın ne kadar yetkin ve kapsamlı olduğu sorgulanıyor. Uzmanlar, Yunanistan'daki bazı tersanelerin, deniz araçlarının güvenliğini ikinci plana atarak maliyet odaklı işlem yapabildiğine dikkat çekiyor. Ayrıca, geminin bagaj ve kargo taşımacılığında da kullanılması nedeniyle, ağır yüklerin teknenin dengesini etkilediği ve bu durumun riski artırdığı belirtiliyor.
Kazadan sonra yapılan ilk incelemelerde, geminin su alma sonucu alabora olduğu ve yolcuların can yeleklerini giymekte zorlandığı aktarıldı. Soruşturma kapsamında, geminin periyodik denetimlerinin zamanında yapılıp yapılmadığı, KKTC Denizcilik Dairesi'nin gemiyi ne sıklıkla denetlediği araştırılıyor. Bazı mürettebat üyelerinin ifadelerine başvurulurken, gemideki cankurtaran botlarının yetersiz olduğu ve mürettebatın acil durum tatbikatlarının eksik kaldığı yönünde iddialar da bulunuyor.
Filo Jet'in Son Seferi ve Kurtarma Çalışmaları
Filo Jet, 15 Temmuz sabahı saat 08:30 sıralarında Girne'den Mersin'e hareket etti. Ancak kısa bir süre sonra, hareket noktasına yaklaşık 3 mil açıkta, henüz bilinmeyen bir nedenle su almaya başladı. Gemi kaptanının acil durum sinyali vermesinin ardından bölgeye KKTC Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Ancak kısa sürede alabora olan gemideki 34 yolcu ve 6 mürettebattan 11 kişi kurtarıldı, 29 kişi ise yaşamını yitirdi. Kurtarma çalışmalarına Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekipleri katıldı; deniz subayları ve dalgıçlar, enkazda arama tarama çalışmalarını sürdürüyor.
Kazada hayatını kaybedenler arasında KKTC vatandaşları ile Türkiye'den gelen yolcuların olduğu öğrenildi. Cenazeler kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Kazanın ardından KKTC Başbakanı Faiz Sucuoğlu, üç günlük millî yas ilan ettiğini açıkladı. Türkiye'den de başsağlığı mesajları gelirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuya ilişkin soruşturmanın titizlikle yürütülmesi talimatı verdi.
Soruşturmanın Boyutları ve Uluslararası Tepkiler
Olayın ardından KKTC Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, Filo Jet'in sahibi olan şirketin yetkililerinin ifadesine başvurulduğu, gemiye ait tüm teknik belgelerin ve bakım kayıtlarının incelendiği öğrenildi. Ayrıca, geminin sigortalı olup olmadığı ve yolcu sigortalarının durumu da araştırılıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın yanı sıra Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'ndan uzmanlar da soruşturmaya destek veriyor.
Kaza, deniz güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. Özellikle Türkiye ile KKTC arasındaki deniz seferlerinin düzenli olarak yapıldığı bölgedeki gemilerin yaşı ve güvenlik standartları tartışılıyor. Deniz taşımacılığında kullanılan araçların periyodik muayenelerinin uluslararası sözleşmelere uygunluğu, uzmanlar tarafından “hayati önem” olarak yorumlanıyor. Filo Jet’in 26 yıllık olması, bu tür gemilerin ekonomik ömrünün ne kadar olduğu sorusunu da beraberinde getirdi. Ulaştırma uzmanı Prof. Dr. Mehmet Orhan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “26 yıllık bir deniz otobüsü, eğer düzenli bakımı yapılmışsa ve gövdesinde ciddi bir yorulma yoksa hizmet verebilir. Ancak geçmişinde yüksek enerjili kazalar varsa, bu durum teknenin yapısal bütünlüğünü bozar ve güvenli olmaktan çıkar. Bu tür deniz araçlarının 20 yılın ardından detaylı ultrasonik testlerden geçmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, olayın ardından bazı sivil toplum örgütleri ve denizcilik sendikaları, Türk ve KKTC karasularında sefer yapan gemilerin yaş ve güvenlik standartlarını içeren bir veri tabanının oluşturulması için çağrıda bulundu. Ayrıca, benzer bir facianın yaşanmaması için bölgedeki tüm yolcu gemilerinin acil olarak denetlenmesi talepleri dile getirildi.
Bu elim kaza, denizcilik sektöründe güvenlik kültürünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Filo Jet’in geçmişinde yaşanan kazalar ve onarıma ilişkin iddiaların soruşturmayla aydınlatılması beklenirken, yetkililerin gerekli önlemleri alması ve denetimleri sıkılaştırması toplumun beklentisi haline geldi. Büyük bir can kaybına yol açan bu facia, ihmal ve güvenlik zaafiyetinin insanların hayatlarına mal olabileceğinin acı bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.