FIFA'nın Sosyal Medya Koruma Servisi (SMPS), 2026 FIFA Dünya Kupası grup aşamasında 89 bin saldırgan paylaşım tespit ettiğini duyurdu. Bunların yüzde 10'undan fazlasının ırkçı içerikli olduğu belirtilen raporda, ırkçı tacizin giderek arttığı ve oyuncuların esenliği açısından kalıcı bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. FIFA, bu durum karşısında önlemlerini artırma kararı aldı.
Irkçı paylaşımların boyutu
SMPS'nin raporuna göre, 2026 Dünya Kupası grup aşamasında yapılan 89 bin saldırgan paylaşımın büyük bir kısmı Twitter, Instagram ve Facebook gibi platformlarda gerçekleşti. Raporda, bu paylaşımların yüzde 12'sinin doğrudan ırkçılık içerdiği ifade edildi. FIFA yetkilileri, özellikle futbolcuların maç sonrası yaptıkları paylaşımların hedef alındığını belirtti. Irkçı tacizin yanı sıra homofobik ve cinsiyetçi içeriklerin de sıkça görüldüğü kaydedildi.
FIFA'nın aldığı önlemler
FIFA, SMPS aracılığıyla saldırgan paylaşımları tespit edip ilgili sosyal medya platformlarına bildiriyor. Ancak rapora göre, platformların yalnızca yüzde 20'si bu bildirimlere yanıt veriyor. FIFA Başkanı Gianni Infantino, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Irkçılık futbolda yer almamalıdır. Oyuncularımızı korumak için elimizden geleni yapacağız" dedi. FIFA, 2026 Dünya Kupası öncesinde oyunculara yönelik eğitim programları başlatmayı ve maçlarda anlık bildirim sistemlerini devreye sokmayı planlıyor.
Küresel tepkiler ve etkiler
Rapor, spor dünyasında geniş yankı uyandırdı. Birçok futbolcu ve spor otoritesi, sosyal medya platformlarının daha etkin denetim yapması gerektiğini vurguladı. İngiltere Futbol Federasyonu, benzer bir rapor yayınlayarak Premier Lig'deki ırkçılık vakalarının yüzde 40 arttığını duyurmuştu. Uzmanlar, FIFA'nın raporunun, 2026 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak ülkelerdeki ırkçılık karşıtı politikaları etkileyebileceğini belirtiyor.
Irkçılık futbolun en büyük sorunlarından biri olarak varlığını sürdürürken, FIFA'nın bu raporu sorunun çözümü için atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak asıl mücadele, sosyal medya platformlarının iş birliği ve toplumsal farkındalıkla mümkün olacak.