CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın mütevelli heyetinde yer aldığı TÜLOV Vakfı'nda, 'askıda bilet' kampanyası kapsamında toplanan 37,4 milyon liralık bağışın usulsüz kullanıldığı ortaya çıktı. Vakıf tarafından düzenlenen kampanyada, 19 bin biletin 2 veya daha fazla kez satıldığı belirlendi. Deprem döneminde toplanan bağışların akıbeti ise belirsizliğini koruyor.
Askıda bilet kampanyasında çifte satış skandalı
TÜLOV Vakfı'nın 2024 yılı mali tablolarında yapılan incelemede, askıda bilet uygulamasıyla toplanan bağış miktarı 37,4 milyon lira olarak kaydedilirken, satılan bilet sayısındaki tutarsızlık dikkat çekti. Vakfın düzenlediği etkinliklerde, aynı biletin 19 bin kez birden fazla satıldığı tespit edildi. Bu durum, bağışçıların paralarının karşılıksız kaldığı anlamına geliyor.
Deprem bağışları buharlaştı
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından TÜLOV Vakfı, afetzedeler için yardım kampanyası başlatmıştı. Toplanan bağış miktarı açıklanmazken, yardımların yerine ulaştığına dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Vakıf yetkilileri konuyla ilgili sessiz kalırken, Özgür Özel ve Veli Ağbaba'nın bu duruma ilişkin bir açıklama yapmaması tepkilere yol açtı.
Vakfın mali tablosu şüphe uyandırıyor
İncelemelerde, vakfın gelir-gider dengesinin de sorgulanır olduğu belirtildi. Toplanan bağışların büyük bölümünün nereye harcandığına dair net bir kayıt bulunamazken, sadece iki etkinlik için 27 milyon lira harcama yapıldığı görüldü.
CHP'li vekiller ne diyor?
Özgür Özel ve Veli Ağbaba, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak, kamoyunda bu durumun siyasi bir malzeme haline geldiği gözleniyor. CHP içinden bazı isimler, vakfın faaliyetlerinin şeffaflaştırılması çağrısında bulunurken, diğerleri bu haberin kasıtlı olarak gündeme getirildiğini savunuyor.
Bağışçılar ve kamuoyu ne düşünüyor?
Sosyal medyada yoğun tepki toplayan skandal, bağış kültürünü de olumsuz etkileyecek gibi görünüyor. Vakfa bağış yapan vatandaşlar, paralarının nereye gittiğini öğrenmek istiyor. Uzmanlar, benzer skandalların önüne geçmek için dernek ve vakıf denetimlerinin sıkılaştırılması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, TÜLOV Vakfı'ndaki usulsüzlük iddiaları, sivil toplum kuruluşlarına olan güveni sarsarken, siyasilerin de bu tür kurumlardaki rollerini sorgulatıyor. Soruşturmanın derinleştirilmesi ve gerçeklerin ortaya çıkması, hem mağdurların hem de kamuoyunun beklentisi.