Adana'da Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) üye olduğu iddiasıyla yargılanan eski polis memuru, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, sanığın örgütün gizli haberleşme ağı ByLock'u kullandığı ve örgütün 'mahrem imamlarıyla' düzenli olarak görüştüğü tespitlerine dayanarak karar verdi. Karar, FETÖ'nün kamu kurumlarına sızma faaliyetlerine yönelik yargı süreçlerinde önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Davanın geçmişi ve iddialar
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, meslekten ihraç edilen eski polis memuru H.K. hakkında, örgütün Türkiye'deki yapılanmasında 'himmet' toplama faaliyetlerinde yer aldığı ve örgütün talebi doğrultusunda bazı kişilerin örgüte kazandırılmasına aracılık ettiği iddia edilmişti. İddianamede, sanığın örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u aktif olarak kullandığı ve örgütün sivil yapılanmasındaki 'mahrem imamlarla' düzenli olarak toplantılar yaptığı kaydedildi.
Sanık H.K., 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Yargılama sürecinde hakkındaki suçlamaları reddeden H.K., örgütle hiçbir bağının bulunmadığını, ByLock hesabının kendisine ait olmadığını, ayrıca 'himmet' adı altında para topladığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Mahkeme kararı ve gerekçesi
Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanık H.K.'nın yargılama boyunca gözaltında ve tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak karar verildi. Mahkeme heyeti, sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Ceza, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan verilen 6 yıl 3 ay şeklinde açıklandı. Mahkeme gerekçesinde, sanığın ByLock kullanımının örgüt üyeliği yönünden güçlü delil oluşturduğu, mahrem imamlarla görüşmelerin örgütsel irtibatın devam ettiğini gösterdiği ve toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyeliğinin sabit olduğu ifade edildi.
FETÖ ile mücadelede yargı süreçleri
Türkiye'de FETÖ ile mücadele kapsamında, örgütün üyelerine yönelik açılan davalarda ByLock kullanımı, örgütün gizli toplantıları ve 'himmet' adı altında finansman sağlama faaliyetleri sıklıkla delil olarak kullanılıyor. Örgütün devletin kurumlarına sızma stratejisi doğrultusunda, emniyet teşkilatı da örgütün hedef kurumları arasında yer almıştı. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası emniyetten ihraç edilen çok sayıda personel hakkında benzer suçlamalarla davalar açılmış durumda.
Bu dava, özellikle emniyet mensuplarının FETÖ ile ilişkilerinin ortaya çıkarılması ve yargı önüne taşınması açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Mahkemenin kararıyla birlikte, örgütün emniyet üzerindeki yapılanmasına yönelik yürütülen diğer soruşturmalarda da emsal olabilecek bir sonuç ortaya çıktı.
Karara itiraz yolu
Sanık H.K.'nın avukatları, kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf mahkemesine başvuracaklarını açıkladı. Avukatların gerekçesi ise müvekkillerinin suçsuz olduğu, ByLock iddialarının teknik olarak çürütüldüğü ve tanık beyanlarının çelişkili olduğu yönünde. Dosyanın önümüzdeki süreçte Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) tarafından incelenmesi bekleniyor.