AKUT'un kurucusu Ali Nasuh Mahruki hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı '15 Temmuz' paylaşımı nedeniyle yürütülen soruşturma tamamlandı. Savcılık, Mahruki'nin 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçunu işlediği gerekçesiyle 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. İddianame mahkemeye sunuldu, Mahruki önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Soruşturma Süreci ve İddianame
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Mahruki'nin 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin yıl dönümünde yaptığı paylaşım incelendi. İddianamede, paylaşımın toplumun bir kesimini hedef aldığı ve kamu düzenini bozabilecek nitelikte olduğu belirtildi. Savcılık, Mahruki'nin ifadesinde kendini savunduğu ve suçlamaları reddettiği öğrenildi. Ancak delillerin yeterli görülmesi üzerine iddianame hazırlandı. İddianamede, Mahruki'nin TCK 216. maddesi kapsamında cezalandırılması istenirken, bu suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi nedeniyle cezanın yarı oranında artırılması talep edildi. Böylece üst sınırdan ceza verilmesi durumunda Mahruki'nin 4 yıl 6 ay hapis cezası alabileceği kaydedildi.
Mahruki'nin Savunması ve Hukuki Süreç
Nasuh Mahruki'nin sosyal medya paylaşımının ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu savunduğu ve eleştiri sınırları içinde kaldığını belirttiği aktarıldı. Avukatları, paylaşımda kin ve düşmanlığa tahrik unsuru bulunmadığını, sadece anma ve yorum içerdiğini öne sürdü. Ancak savcılık, paylaşımın toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebileceği ve halkın bir kesimini aşağılayıcı ifadeler barındırdığı görüşünde. Mahruki'nin avukatları, iddianamenin iade edilmesi veya kabul edilmesi halinde yakın zamanda mahkemede savunma yapacaklarını duyurdu. Hukukçular, sürecin ifade özgürlüğü ile milli güvenlik arasındaki denge açısından önemli bir dava olacağını belirtiyor.
Mahruki, daha önce de sosyal medya paylaşımları nedeniyle çeşitli soruşturmalara uğramıştı. Özellikle depremzedelerle ilgili eleştirileri ve siyasi yorumları gündem olmuştu. Bu kez 15 Temmuz anmasına ilişkin paylaşımı yargıya taşındı. Davanın görüleceği İstanbul Anadolu Adliyesi'nde önümüzdeki haftalarda ilk duruşma yapılması bekleniyor. Mahruki'nin yurt dışına çıkış yasağı gibi bir tedbir uygulanıp uygulanmadığı henüz öğrenilmedi. Kamuoyunda, bu davada verilecek kararın Türkiye'de sosyal medya kullanıcıları için emsal niteliği taşıyabileceği yorumu yapılıyor.
Türkiye'de ifade özgürlüğü ile nefret suçları arasındaki sınır sık sık tartışılıyor. Bu dava, bu sınırın nasıl çizildiğini göstermesi açısından yakından takip edilecek. Özellikle toplumsal olaylarla ilgili yapılan yorumların suç teşkil edip etmeyeceği tutarlı bir şekilde belirlenmeye çalışılıyor. Mahruki'nin avukatları, müvekkilinin ifade özgürlüğü kapsamında hareket ettiğini ve herhangi bir suç işlemediğini savunuyor. Ancak savcılığın, toplumsal barışı koruma amacıyla dava açtığı anlaşılıyor. Dava süreci hem hukukçular hem de kamuoyu tarafından ilgiyle izlenecek.