FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçan üst düzey yöneticileri, ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerde örgütün kasasından karşılanan lüks bir hayat sürüyor. Örgütün sözde ‘üst akıl’ kadrosu, Pensilvanya’daki çiftlik evinde her türlü konfora sahipken; Türkiye’de kalan ya da yakalanan FETÖ mensuplarına ise ‘bu bir imtihandır’ denilerek cezaevi ve kaçak yaşam dayatılıyor.
Firari liderlerin ABD’deki sefası
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen’in yakın çevresi ve örgütün üst yöneticileri, darbe girişimi öncesinde planlı bir şekilde ABD’ye kaçırıldı. Bu kişiler, Pensilvanya’nın Saylorsburg kasabasındaki geniş kampüste, örgütün küresel finans ağından beslenen konforlu bir yaşam sürdürüyor. Özel şoförler, güvenlik detayı, sürekli temizlik ve yemek hizmeti gibi olanaklara sahip olan bu kadro, aynı zamanda ABD’deki lüks alışveriş merkezlerinde vakit geçiriyor, pahalı restoranlarda yemek yiyor.
Örgütün finans kaynakları arasında, ABD ve Avrupa’daki okul ve şirketlerden elde edilen gelirler, bağış adı altında toplanan paralar ve yasa dışı yollarla oluşturulan fonlar yer alıyor. Bu paralar, firari örgüt yöneticilerinin yurt dışındaki tüm masraflarını karşılamak üzere kullanılırken, Türkiye’de kalan alt kademe üyelerine ise ‘sabır ve imtihan’ vurgusu yapılıyor.
‘İmtihan’ yalanıyla kaçak hayat
Örgütün söylemlerinde sıkça tekrarlanan ‘imtihan’ kavramı, Türkiye’de kalan FETÖ mensuplarının mağduriyetini meşrulaştırmak için kullanılıyor. Mahkemelerde yargılanan, cezaevine giren ya da yurtdışına kaçmaya çalışırken yakalanan birçok FETÖ üyesi, örgütün üst kadrosunun lüks içinde yaşadığını bilmeden ‘Bu bir imtihan’ diyerek avutuluyor. Öte yandan, yurtdışına kaçmayı başaran bazı alt kademe mensupları da örgütün sağladığı imkanlardan yararlanamıyor; birçoğu Avrupa’da düzensiz göçmen statüsünde, iş bulmakta zorlanarak hayata tutunmaya çalışıyor.
FETÖ’nün darbe girişimi sonrası Türkiye’den kaçış hikayeleri incelendiğinde, örgütün üst düzey isimlerinin yıllar öncesinden ABD vizesi aldığı ve kaçış planlarını titizlikle uyguladığı görülüyor. Sıradan üyeler ise çoğunlukla kara para aklama, sahte pasaport veya yasadışı yollarla ülkeyi terk etmeye çalışırken yakalanıyor. Bu durum, örgüt içindeki hiyerarşiyi ve adaletsizliği bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bağımsız değerlendirme: FETÖ’nün üst kadrosunun ABD’deki rahat hayatı ile Türkiye’de kalan mensupların yaşadığı dram, örgütün ideolojik maskesini düşüren en önemli çelişkilerden biri. Örgüt propagandasında sıkça vurgulanan ‘fedakarlık’ ve ‘hizmet’ söylemleri, fiiliyatta sadece taban için geçerli. Lider kadronun lüks yaşamı, FETÖ’nün bir terör örgütü olduğu gerçeğini perçinlerken, adaletin bir gün herkesi bulacağı da unutulmamalıdır.