Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sivil yapılanmasında yer alan ve devletin gizli belgelerini çalarak, sahte tutuklamalarla adalet sistemini çökerten üst düzey yöneticilerin yurt dışındaki faaliyetleri mercek altına alındı. Emniyet ve istihbarat birimlerinin koordineli çalışmaları sonucunda, örgütün 'sözde imam' adı verilen kilit isimlerinin kıtalar arasında nasıl bir ağ kurduğu ve bu ağın Türkiye'ye yönelik tehditlerinin boyutu ortaya çıkarılıyor.
Sahte tutuklamalar ve belge hırsızlığı
FETÖ'nün 15 Temmuz 2016 darbe girişimi öncesinde ve sonrasında gerçekleştirdiği eylemler arasında en dikkat çekenleri, devletin hassas bilgilerini ele geçirmek ve yargıyı manipüle etmek oldu. Örgüt mensuplarının, kumpas davalarında sahte deliller ürettiği, masum kişileri tutuklattığı ve bu süreçte binlerce sayfa gizli belgeyi örgütün talimatıyla sızdırdığı tespit edildi. Yeni belgelerde, bu eylemlerin örgütün yurt dışındaki 'imamlarının' talimatıyla gerçekleştirildiği ve elde edilen bilgilerin nasıl kullanıldığı detaylandırılıyor.
Kıtalar arası örgüt ağı
Örgütün yurtdışı yapılanmasında görev alan ve 'kıta imamı' olarak adlandırılan kişilerin, Afrika, Avrupa ve Amerika kıtalarında faaliyet gösterdiği belirlendi. Bu kişilerin, Türkiye'deki örgüt üyelerine talimat verdiği, finansal kaynakları yönettiği ve kaçak FETÖ mensuplarına yeni kimlikler sağladığı ifade ediliyor. Emniyet birimleri, bu ağın deşifre edilmesi için uluslararası iş birliği çalışmalarını yoğunlaştırdı. Özellikle pasaport iptalleri ve kırmızı bülten talepleriyle örgüt yöneticilerinin uluslararası hareket kabiliyetinin kısıtlanması hedefleniyor.
Yetkililer, FETÖ'nün yurt dışı bağlantılarının çözülmesiyle birlikte örgütün yeniden yapılanma çabalarının da sekteye uğrayacağını belirtiyor. Son operasyonlarda ele geçirilen dijital materyallerin, örgütün hücre yapısını ve finans ağını ortaya koyduğu aktarılıyor. Türkiye'nin bu alandaki kararlılığı, uluslararası kamuoyunda da takdirle karşılanırken, örgütle mücadelede yeni bir safhaya geçildiği vurgulanıyor. FETÖ'nün devlet içindeki sivil yapılanmasına yönelik soruşturmaların, yurt dışı uzantıları da kapsayacak şekilde genişletilmesi bekleniyor.