Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçerken, o karanlık gecede Ankara'da aktif rol oynayan örgüt mensubu askerlerin savcılık ifadeleri, ihanetin derinliğini ve planlı yapısını bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor. Darbe girişimi gecesi başkentte yaşananlar, bu ifadelerde en ince ayrıntısına kadar anlatılmış durumda.
İfadelerdeki çarpıcı detaylar
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, darbecilerin eylem planları, kullandıkları kod adları ve üst düzey komutanları hedef alma stratejileri net bir şekilde ortaya konuyor. İfadelerde, darbe gecesi Genelkurmay Başkanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı ve bazı kritik kışlalarda görevli askerlerin, örgütün mahrem imamlarından aldıkları talimatlarla hareket ettiği belirtiliyor.
Bir astsubay ifadesinde, "Bize 'sivil iradeyi ele geçireceğiz' dediler. Ankara'da kritik noktaları tutmamız istendi. Karşı koyanları etkisiz hale getirmemiz emredildi" sözlerine yer veriyor. Başka bir ifadede ise, örgüt mensuplarının, darbe girişimi öncesi ByLock kullanarak haberleştikleri ve örgüt talimatlarını bu yolla aldıkları anlaşılıyor.
Darbe girişiminin planlı yapısı
İfadelerde, darbe girişiminin sadece bir geceye sıkıştırılmadığı, aylar öncesinden planlandığı görülüyor. FETÖ'nün askeri yapılanması içinde yer alan bazı sanıklar, darbe öncesi yapılan toplantılarda, kritik görevlerin dağıtıldığını ve her bir askerin hangi noktada yer alacağının belirlendiğini anlatıyor. Darbe gecesi kullanılan silahların, mühimmatın ve araçların önceden hazırlandığı da ifadelerde yer alıyor.
Bir binbaşı ifadesinde, "Darbe gecesi Ankara'da kullanılacak helikopterlerin, pilotların ve mühimmatın önceden belirlendiğini biliyorum. Biz askeri lojmanlardan alınarak belirlenen noktalara sevk edildik" diyor. Ayrıca, darbecilerin, dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele baskın düzenleme planı da ifadelerde ayrıntılı olarak yer alıyor.
Örgüt mensuplarının, darbe girişimi sırasında sivil vatandaşları hedef alması da ifadelerdeki en dikkat çekici konulardan biri. Bir tankçı er ifadesinde, "Bize 'ellerinde silah olan herkesi vurun' talimatı verildi. Köprülerde ve meydanlarda toplanan sivillere ateş açtık" itirafında bulunuyor. Bu ifadeler, darbe girişimi sırasında yaşanan can kayıplarının planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini gösteriyor.
Darbecilerin, darbe girişimi başarısız olunca kaçma planları da ifadelerde yer alıyor. Örgüt mensupları, başarısızlık durumunda yurt dışına kaçış planları yaptıklarını ve bu planların örgütün mahrem imamları tarafından organize edildiğini anlatıyor. Bir yüzbaşı, "Darbe başarısız olunca imam bize 'kaçın' talimatı verdi. Bazı arkadaşlar Yunanistan'a geçmeye çalıştı ama yakalandı" diyor.
Tüm bu ifadeler, 15 Temmuz darbe girişiminin bir gecede ortaya çıkmadığını, yıllar süren bir örgütlenme ve planlamanın ürünü olduğunu ortaya koyuyor. FETÖ'nün devlet içindeki yapılanması ve darbe girişimi, Türkiye'nin son 10 yılına damga vuran en önemli olaylardan biri olarak tarihe geçti. İfadeler, hainlerin yargılanması sürecinde önemli deliller olarak kullanılmaya devam ediyor.
15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye için bir dönüm noktası oldu. O gece yaşananlar ve sonrasında alınan ifadeler, ihanetin her boyutuyla belgelenmesini sağladı. Bu ifadeler, sadece geçmişi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda benzer girişimlerin tekrarlanmaması için alınması gereken dersleri de gözler önüne seriyor. Türkiye'nin demokrasi mücadelesi, bu tür belgelerle güçlenerek devam ediyor.