İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Mayıs 2023'te İsrail'in Gazze ablukasını yarmaya çalışan Sumud Filosu'na müdahalesiyle ilgili davada çarpıcı bir ara karara imza attı. Mahkeme, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına hükmetti. Bu karar, uluslararası hukuk açısından önemli bir emsal teşkil ederken, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Davanın seyri ve kritik karar
Sumud Filosu, 2023 yılının Mayıs ayında Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkmış, ancak İsrail Deniz Kuvvetleri tarafından uluslararası sularda durdurulmuştu. Müdahale sırasında çıkan arbedede 10 aktivist hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı.
Mahkeme, iddianamede Netanyahu'nun olay anında İsrail Başbakanı olarak emir komuta zincirinde yer aldığı ve müdahalenin planlayıcıları arasında olduğu gerekçesiyle hakkında kırmızı bülten çıkarılmasına karar verdi. Kararda, Netanyahu'nun 'savaş suçu' ve 'insanlığa karşı suç' işlediği iddialarına yer verildi. Mahkeme heyeti, ayrıca dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi hakkında da yakalama kararı çıkarılmasını talep etti.
Kırmızı bültenin hukuki boyutu
Interpol tarafından yayınlanan kırmızı bülten, üye ülkeler arasında iade amaçlı geçici tutuklama talebini içeriyor. Ancak bu bülten, doğrudan yakalama emri anlamına gelmiyor ve ülkelerin kendi iç hukuklarına göre değerlendiriliyor. Netanyahu hakkındaki karar, Interpol'e iletildiğinde, İsrail Başbakanı'nın seyahat özgürlüğünü kısıtlama potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu adımın sembolik olduğu kadar hukuki sonuçları da olabileceğini belirtiyor.
Duruşma sırasında söz alan mağdur avukatları, kararın 'adalet yolunda atılmış cesur bir adım' olduğunu ifade etti. Netanyahu'nun avukatları ise kararı 'siyasi bir hamle' olarak nitelendirip temyiz edeceklerini duyurdu. Mahkeme, bir sonraki duruşmayı 20 Aralık 2023 tarihine erteledi.
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği desteğin yanı sıra, uluslararası hukukun evrenselliği konusunda yeni bir tartışma başlattı. Benzer davalarda daha önce de İsrailli yetkililer hakkında yakalama kararları çıkarılmış, ancak çoğu uygulamaya konulamamıştı. Sumud Filosu davası, bu anlamda bir ilk olma özelliği taşıyor.