Girne'den Mersin'in Taşucu ilçesine gitmek üzere yola çıkan ve içinde 267 kişi bulunan katamaran tipi yolcu gemisi, henüz belirlenemeyen bir nedenle sulara gömüldü. Facianın ardından 8 kişi hayatını kaybederken, 18 yolcuya ulaşılamıyor. Kayıplar arasında 12 yaşındaki Miray ve 9 yaşındaki Mehmet Asaf kardeşler de yer alıyor. Acılı anne Songül Biçer, çocuklarının can yeleği olmadan denize düştüğünü belirterek yetkililere seslendi: "Çocuklarım can yeleksiz gitti."
Kardeşler Birlikte Yolculuk Yapıyordu
Biçer ailesinin iki çocuğu, Kuzey Kıbrıs'taki okullarından mezun olduktan sonra memleketleri Adana'ya dönmek için feribota binmişti. Ancak geminin batmasıyla birlikte kardeşlerden bir süre haber alınamadı. Anne Songül Biçer, olayın ardından Mersin'deki hastanede oğlu Mehmet Asaf'ı beklerken yıkıldı. İlk belirlemelere göre, Miray'ın cansız bedenine ulaşıldığı ancak resmi kayıtlarda hala kayıp olarak görüldüğü öğrenildi. Baba Ömer Biçer ise çocuklarının yaşam savaşını anlattı: "Kızım denizde çırpınırken görmüşler, oğlum da bir can salına tutunmaya çalışıyormuş."
Kurtarma Çalışmaları ve Soruşturma Sürüyor
Facianın ardından bölgede geniş çaplı arama kurtarma operasyonu başlatıldı. Sahil Güvenlik ekipleri ve dalgıçlar, deniz yüzeyinde ve geminin enkazında arama çalışmalarını sürdürüyor. Şu ana kadar 8 cenazeye ulaşılırken, yaralılar çevredeki hastanelere sevk edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, geminin kaptanı ve mürettebatından bazıları ifadeye çağrıldı. Ayrıca, geminin periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı ve can yeleği sayısının yeterli olup olmadığı da araştırılıyor.
Can Yeleği Tartışması Alevlendi
Kazada can yeleği eksikliği iddiaları, güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi. Hayatını kaybeden yolculardan bazılarının can yeleği giymediği, bazılarının ise yeleklerin yerini bile bilmediği öne sürüldü. Uzmanlar, yolcu gemilerinde can yeleği sayısının yüzde 10 fazla bulundurulması gerektiğini ancak uygulamada sıklıkla ihmal edildiğini belirtiyor.
Bölgede Deniz Ulaşımı Güvenliği
Bu tür katamaranlar, Kuzey Kıbrıs ile Türkiye arasında sıkça kullanılıyor. Özellikle yaz aylarında öğrenci ve turist taşıyan feribotlarda yoğunluk yaşanıyor. Ancak, deniz ulaşımında yaşanan bu elim kaza, güvenlik protokollerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs makamları, deniz taşımacılığında can güvenliği standartlarını artırmak için ortak çalışma yapacağını açıkladı.
Bu acı olay, deniz yolculuklarında can yeleği ve acil durum eğitimlerinin hayati önem taşıdığını bir kez daha hatırlatırken, Biçer ailesinin evlat acısı yürekleri dağladı. Anne Songül Biçer'in çığlıkları, facianın boyutlarını gözler önüne seriyor: "İki evladım birden gitti. Keşke onlara yelek giydirmeseydim de hiç binmeselerdi."