Girne açıklarında dün sabah saatlerinde alabora olan göçmen gemisinde hayatını kaybedenlerin sayısı 8'e yükselirken, kayıp 18 kişiden hâlâ haber alınamıyor. Kayıplar arasında bulunan Miray Biçer (17) ve Mehmet Asaf Biçer (13) kardeşlerin annesi Fatma Biçer, gözyaşları içinde yetkililere çağrıda bulundu: "Gemi batar dedik, dinlemediler. Çocuklarımın can yeleği bile yoktu."
Anne Biçer'den yürek yakan ifadeler
Kıbrıs'ın kuzeyine ulaşmak için bindiği teknenin alabora olmasının ardından kurtulan anne Biçer, hastanede tedavi altına alındığı sırada gazetecilere konuştu. İki çocuğunun hâlâ denizde olduğunu belirten Biçer, şunları söyledi: "Gece yarısına doğru hava karardı, dalgalar yükselmeye başladı. Kaptana 'Tekne batacak, geri dönelim' dedik. Ama aldırış etmediler. Herkes panikledi, can yelekleri yetersizdi. Benim çocuklarım yelek bulamadı."
Anne Biçer, Miray ve Mehmet Asaf'ın suya düştüğünü ve gözlerinin önünde denizde kaybolduğunu anlattı: "Kızım elime tutunmaya çalıştı; karanlıkta küçük oğlumun sesini duydum. Ama dalgalar onları benden kopardı. Umutla bekliyorum, bulunmalarını istiyorum."
Arama kurtarma çalışmaları sürüyor
KKTC Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Türkiye'den gönderilen ekipler, deniz ve havadan arama kurtarma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yetkilileri, battığı belirlenen teknenin enkazının tespit edildiğini ve dalgıç ekiplerinin bölgede çalıştığını duyurdu. İçişleri Bakanı, arama kurtarma çalışmalarına 6 gemi, 2 helikopter ve 100'den fazla personelin katıldığını açıkladı.
Olayın ardından gözaltına alınan tekne sahibi ve kaptanı hakkında 'göçmen kaçakçılığı' suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Teknenin yasa dışı yollarla Libya'dan kalktığı ve Avrupa'ya ulaşmak isteyen düzensiz göçmenleri taşıdığı belirtilirken, kapasitesinin çok üzerinde yolcu aldığı ifade ediliyor.
Kaptan ve mürettebata tepki
Anne Biçer, tekne kaptanı ve mürettebatına suçlamalarda bulunarak, "Onlar kurtarma botlarına binip kaçtı. Yolcuları kaderiyle baş başa bıraktılar. Bu insanlar cani, çocuklarımın katili" dedi. Olayda hayatını kaybedenler arasında en az 3 çocuğun bulunması, yetkilileri de derinden üzdü. Göçmen hakları dernekleri, Akdeniz'de yaşanan bu tür faciaların önlenmesi için uluslararası işbirliğini artırma çağrısı yapıyor.
Öte yandan, kayıplar arasında Suriye, Filistin ve Bangladeş uyruklu kişilerin de olduğu öğrenildi. Türk Kızılay'ı bölgeye insani yardım ekibi gönderirken, konsolosluklar kayıp aileleriyle irtibata geçmeye çalışıyor. Gözaltına alınan kaptanın ise daha önce de benzer bir olaya karıştığı ve hakkında yakalama kararı bulunduğu iddia edildi.
Bu trajedi, Akdeniz'de düzensiz göçün ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Göç uzmanlarına göre, uluslararası toplum, göçmenleri bu tehlikeli yolculuğa iten nedenleri çözmedikçe ve yasal göç yollarını açmadıkça, benzer facia haberleri gelmeye devam edecek. Yaşanan bu acı olayın ders çıkarılması ve bir daha yaşanmaması için tüm sorumluların hesap vermesi gerekiyor.