Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin düzenlediği mezuniyet töreninde, bir grup öğrencinin açtığı Kur'an-ı Kerim ayetli pankarta kampüs güvenliği tarafından el konuldu. Olay, üniversite yerleşkesinde gerçekleşen yürüyüş sırasında yaşandı. Öğrencilerin taşıdığı pankartta Maide Suresi'nin 8. ayeti yer alırken, diğer öğrencilerin farklı içerikteki pankartlarına herhangi bir müdahale yapılmadı. Bu durum, ifade özgürlüğü ve dini sembollerin kamusal alanda kullanımına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Olay anı ve güvenlik müdahalesi
Mezuniyet yürüyüşü sırasında birkaç öğrenci, üzerinde "Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik edenler olun" yazılı pankartı açtı. Kampüs güvenlik görevlileri kısa sürede müdahale ederek pankartı öğrencilerden aldı. Görgü tanıkları, güvenlik personelinin pankartı alırken öğrencilerle kısa süreli bir tartışma yaşadığını belirtti. Olay sonrası üniversite yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmezken, öğrenciler sosyal medyada tepkilerini dile getirdi. Benzer bir olay geçtiğimiz haftalarda Yeditepe Üniversitesi'nde de yaşanmış, öğrencilerin açtığı "Allah" yazılı bir pankarta müdahale edilmişti.
Tepkiler ve tartışmalar
Olay, özellikle sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bazı kullanıcılar, dini metinlerin kamusal alanda kullanımının anayasal güvence altında olduğunu savunurken, bazıları ise üniversitelerin laik yapısı gereği bu tür sembollerin törenlerde yer almaması gerektiğini ifade etti. Anadolu Üniversitesi'nin konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmaması, iki taraf arasındaki tartışmayı daha da körükledi. Önceki hafta Yeditepe'deki olayda da benzer bir sessizlik yaşanmış, üniversite yönetimi günler sonra yaptığı açıklamada güvenlik görevlilerinin "yanlış anlama" yaşadığını belirtmişti.
Bağlam: Üniversitelerde dini semboller tartışması
Bu tür olaylar, Türkiye'de üniversite kampüslerinde dini sembollerin kullanımına dair uzun süredir devam eden bir tartışmanın parçası. 2023'te birçok üniversitede benzer vakalar yaşandı. Hukuki olarak, Anayasa'nın 24. maddesi din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alırken, 130. madde üniversitelerin özerk yapısını ve laiklik ilkesini vurguluyor. Bu iki ilke arasındaki gerilim, özellikle mezuniyet gibi törensel etkinliklerde daha sık gündeme geliyor. Akademisyenler, üniversitelerin bu tür durumlar için net bir protokol geliştirmesi gerektiğini belirtiyor.
Yaşanan son olay, sadece bir pankart müdahalesinden öte, ifade özgürlüğü ve inanç özgürlüğü arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Üniversite yönetimlerinin bu konuda net ve tutarlı bir tavır sergilememesi, benzer olayların tekrarlanmasına zemin hazırlıyor. Öğrencilerin barışçıl protesto ve ifade yöntemlerini kullanma hakkı korunurken, kamusal alanın herkes için eşit derecede güvenli ve kapsayıcı olması gerektiği unutulmamalıdır. Türkiye'deki yükseköğretim kurumları, bu tür gerilimleri yönetmek için daha kapsamlı politikalara ihtiyaç duymaktadır.