Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) eski Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında, fonlar aracılığıyla kat kat şişirilen hisselerdeki hareketliliği "halkın teveccühü" olarak yorumladığı gerekçesiyle soruşturma izni talep etti. Edinilen bilgilere göre, Bakanlık müfettişleri tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda, Gönül'ün görev süresi boyunca yaşanan olağan dışı borsa hareketlerine ilişkin inceleme başlatılması için izin istenildi. Konuya yakın kaynaklar, soruşturma talebinin Cumhurbaşkanlığı makamına iletildiğini belirtiyor.
Fonlar Üzerinden Şişirilen Hisseler ve "Halkın Teveccühü" Savunması
İddiaya göre, bazı yatırım fonları aracılığıyla belirli hisselerde yapay bir talep oluşturuldu ve fiyatlar kısa sürede kat kat artırıldı. Bu süreçte SPK'nın denetim mekanizmalarının devre dışı kaldığı öne sürülüyor. Dönemin SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün, bu hareketliliği "halkın teveccühü" olarak nitelendirmesi, soruşturmanın ana gerekçelerinden biri olarak gösteriliyor. Gönül, görevde olduğu dönemde yaptığı açıklamalarda, borsadaki yükselişin halkın tasarruflarını değerlendirme isteğinden kaynaklandığını savunmuştu. Ancak Bakanlık müfettişleri, bu açıklamanın piyasa manipülasyonunu örtbas etmeye yönelik olduğu şüphesiyle hareket ediyor.
Soruşturma izni talebinin, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında değerlendirileceği ve Gönül'ün görevi kötüye kullanma suçlamasıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, konuyu yargıya taşımadan önce idari soruşturma açılması için gerekli prosedürü başlattığı ifade ediliyor.
Piyasa Etkileri ve Arka Plan
SPK, sermaye piyasalarının düzenleyici ve denetleyici kurumu olarak, borsada adil ve şeffaf bir ortam sağlamakla yükümlü. Ancak son yıllarda özellikle küçük yatırımcıların korunmasına yönelik eleştiriler artmış durumda. Fonlar aracılığıyla yapılan işlemler, piyasa derinliğini bozarak suni fiyat oluşumlarına yol açabiliyor. Bu tür manipülatif hareketler, genellikle organize bir grup tarafından yönlendiriliyor ve denetim otoritesinin göz yumması halinde sistematik hale gelebiliyor. İbrahim Ömer Gönül'ün SPK başkanlığı dönemi, özellikle 2020-2023 yılları arasında borsada yaşanan olağanüstü yükseliş ve düşüşlerle hatırlanıyor. Bu dönemde birçok hissede yaşanan volatilite, yatırımcılar arasında büyük mağduriyetlere neden olmuştu.
Uzmanlar, soruşturma izni talebinin piyasalarda güven tesis edilmesi açısından kritik bir adım olduğunu vurguluyor. Bir ekonomist, "Eğer iddialar doğruysa, bu sadece bir kişinin değil, tüm denetim sisteminin sorgulanması anlamına gelir. Yatırımcı güveni zedelenirse, borsanın uzun vadeli istikrarı tehlikeye girer" değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bu hamlesi, son dönemde sermaye piyasalarında artan denetim baskısının bir parçası olarak görülüyor. Bakanlık, benzer şekilde başka eski kurul üyeleri ve aracı kurumlar hakkında da incelemeler yürütüyor.
Soruşturma sürecinin nasıl ilerleyeceği ve Gönül'ün savunmasının ne olacağı henüz belirsiz. Ancak kamuoyunda, bu tür davaların uzun sürebileceği ve siyasi etkilerinin olabileceği yönünde yaygın bir kanaat var. SPK'dan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. İbrahim Ömer Gönül'ün avukatı aracılığıyla bir açıklama yapıp yapmayacağı ise merak konusu. Gelişmeler, Türkiye'nin ekonomik gündeminde önemli bir yer tutarken, yatırımcılar da süreci yakından takip ediyor.
Bağımsız değerlendirme: Bu soruşturma, Türkiye'de sermaye piyasalarının denetim kalitesi ve hesap verebilirlik açısından bir dönüm noktası olabilir. Denetim kurumlarının bağımsızlığı ve etkinliği, piyasa ekonomisinin sağlıklı işleyişi için hayati önem taşır. Eğer yargı süreci şeffaf yürütülürse, bu dava hem yatırımcı güvenini artırabilir hem de benzer suiistimallerin önüne geçebilir. Aksi halde, cezasızlık algısı derinleşerek piyasalarda kalıcı hasara yol açabilir.