Eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana, uzun süredir mücadele ettiği KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında hayatını kaybetti. Zana'nın vefatı, başta Diyarbakır olmak üzere Türkiye genelinde derin bir üzüntüyle karşılandı. 1980'lerde Türkiye siyasetinde önemli bir figür haline gelen Zana, Kürt sorununun çözümüne yönelik barışçıl yaklaşımı ve demokratik mücadelesiyle hatırlanacak.
Mehdi Zana kimdir?
Mehdi Zana, 1940 yılında Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde doğdu. Gençlik yıllarından itibaren siyasi faaliyetlerde bulunan Zana, 1977 yerel seçimlerinde Diyarbakır Belediye Başkanı seçildi. Görev süresi boyunca şehrin altyapı sorunlarına eğildi ve halkla bütünleşen bir yönetim sergiledi. Ancak 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından tutuklanarak 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevinde kaldığı süre boyunca birçok kez sağlık sorunları yaşadı.
Zana, 1991 yılında cezaevinden çıktıktan sonra siyasi çalışmalarına devam etti. 1990'ların ortalarından itibaren barış girişimlerinin içinde yer aldı. 1996 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sunduğu barış planıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu plan, Kürt sorununun çözümünde diyalog ve müzakere yollarını öneriyordu. Zana'nın bu çabaları, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda takdirle karşılandı.
Eşi Leyla Zana'nın mücadelesi
Mehdi Zana'nın vefatı, özellikle eşi Leyla Zana'yı derinden etkiledi. Leyla Zana, 1990'ların başında ilk Kürt kökenli kadın milletvekili olarak TBMM'ye girmiş, yemin törenindeki sözleri nedeniyle uzun süre cezaevinde yatmıştı. Çift, uzun yıllar boyunca demokrasi ve eşitlik mücadelesini birlikte yürüttü. Mehdi Zana'nın sağlık durumu son yıllarda giderek kötüleşmişti. Bir süredir İstanbul'da tedavi gören Zana, bu sabah saatlerinde hayatını kaybetti.
Siyasi kariyeri ve etkisi
Mehdi Zana, 1977'deki seçim zaferiyle Diyarbakır'da önemli bir halk desteğine sahip olduğunu göstermişti. Görev yaptığı dönemde şehrin imarında önemli adımlar attı. Daha sonraki yıllarda, yazdığı kitaplar ve yaptığı açıklamalarla Kürt sorunu hakkındaki görüşlerini dile getirdi. Özellikle 'Kürt kimliğinin tanınması' ve 'anadilde eğitim' konularında savunduğu fikirler, dönemin hükümetleriyle ve askeri yönetimlerle çatışmasına neden oldu.
1995 yılında kurulan HADEP'in kuruluş çalışmalarında yer aldı ve partinin onursal başkanı seçildi. Ancak partinin kürtaj sürecinde yasaklanması üzerine yeniden aktif politikaya girmekten kaçındı, ancak demokratik platformlarda görüşlerini açıklamaya devam etti.
Helalleşme ve toplumsal hafıza
Mehdi Zana'nın yaşamı, Türkiye'nin yakın tarihindeki çözüm sürecine ışık tutan bir örnektir. Onun ölümü, bir dönemin kapanışı olarak yorumlanıyor. Zana, sanatçı kimliğiyle de öne çıktı; halk ozanlarından ve Kürt kültüründen beslenen söylemleriyle geniş kitlelere ulaştı. Cenazesi, Diyarbakır'da toprağa verileceği belirtiliyor. Yerel halk, onu 'barış elçisi' olarak andı. Türkiye'nin farklı illerinden birçok siyasetçi ve sivil toplum örgütü taziye mesajları yayımladı.
Değerlendirme
Mehdi Zana'nın vefatı, Türkiye siyasetinin önemli bir aktörünü kaybettirdi. Onun mücadelesi, demokrasi ve insan hakları bağlamında bugün bile geçerliliğini koruyor. Zana'nın barışçıl çözüm ısrarı, gelecek nesiller için bir ilham kaynağı olmaya devam edecektir.