Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Vekili, 4 dönem milletvekili ve Petrol-İş Sendikası eski Genel Başkanı Cevdet Selvi, uzun süredir devam eden sağlık sorunları nedeniyle bugün hayatını kaybetti. 84 yaşındaki Selvi, Türkiye işçi hareketinin ve sosyal demokrasinin önemli isimlerinden biri olarak biliniyordu. Cenazesi yarın öğle namazını müteakip memleketi Zonguldak'ta toprağa verilecek.
Sendikal Mücadeleden Siyasete Uzanan Bir Yaşam
1940 yılında Zonguldak'ta doğan Cevdet Selvi, genç yaşlarda işçi sınıfının örgütlenmesine ilgi duydu. Maden işçisi olarak başladığı çalışma hayatında, kısa sürede sendikal hareketin içinde yer aldı. 1970'li yıllarda Petrol-İş Sendikası'nda çeşitli kademelerde görev aldıktan sonra 1980 yılında sendikanın genel başkanlığına seçildi. 12 Eylül darbesi sonrası sıkıyönetim döneminde sendikal faaliyetlerin kısıtlandığı zorlu süreçte, işçi haklarını savunmaya devam etti.
Selvi, sendikal mücadelenin yanı sıra sosyal demokrat siyasetin de içinde oldu. 1983 yılında siyasi partilerin yeniden açılmasının ardından SODEP'in kurucuları arasında yer aldı. Erdal İnönü'nün genel başkanlığı döneminde partinin önemli isimlerinden biri haline geldi. SODEP ile Halkçı Parti'nin birleşmesi sonucu oluşan SHP'de genel başkan yardımcılığı görevini üstlendi. 1987 yılında yapılan erken genel seçimlerde Zonguldak milletvekili olarak TBMM'ye girdi. Ardından 1991, 1995 ve 1999 seçimlerinde de milletvekili seçilerek 4 dönem boyunca parlamentoda görev yaptı.
Siyasi Kariyerinde Öne Çıkan İsimler ve Görevler
Meclisteki çalışmalarıyla özellikle enerji ve madencilik konularında uzmanlaşan Selvi, TBMM Enerji ve Tabii Kaynaklar Komisyonu'nda uzun süre başkanlık yaptı. 1990'lı yıllarda SHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde etkili bir siyasetçi olarak öne çıktı. 1995 yılında SHP ile CHP'nin birleşmesinin ardından Deniz Baykal yönetiminde Genel Başkan Vekilliği görevine getirildi. Bu görevi, partinin kongre süreçleri ve seçim dönemlerinde önemli roller üstlenerek yürüttü.
Cevdet Selvi'nin siyasi kimliği, işçi hakları ve örgütlü toplum mücadelesi üzerine kuruluydu. Genel başkan vekilliği döneminde parti içi muhalefetin dile getirilmesine de açık bir tutum sergiledi. 1999 seçimlerinin ardından siyaseti bırakana kadar aktif görev alan Selvi, partisinin tabanıyla kurduğu güçlü bağlarla hatırlanacak.
Petrol-İş'te Yaptığı Çalışmalar ve İşçi Hakları
Sendikal mücadelesi sırasında, enerji sektöründe çalışan binlerce işçinin özlük haklarının iyileştirilmesi için mücadele verdi. Petrol-İş döneminde, rafineri ve petrokimya tesislerinde yaşanan iş kazalarına karşı güvenlik önlemlerinin artırılması için kampanyalar yürüttü. Selvi, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında dönemin sendikal hareketine öncülük eden isimlerden biri oldu. Ayrıca, cinsiyet eşitliği ve genç işçilerin örgütlenmesi konularında duyarlılığıyla biliniyordu.
Siyasi Hayatının Ardından Sivil Toplumda
2000'li yılların başında aktif siyaseti bıraktıktan sonra Cevdet Selvi, kendini sivil toplum çalışmalarına adadı. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nde Türkiye'yi temsil etti. Ayrıca, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Halkevleri gibi kuruluşlarda çeşitli görevler üstlendi. Geçtiğimiz yıllarda Zonguldak'ta madencilik sektörünün sorunlarını anlatan anı kitapları yazarak, yaşadığı dönemin tanıklığını yaptı. Özellikle 2014 yılında Soma maden faciasının ardından yaptığı açıklamalarla dikkat çekti; iş cinayetlerinin önlenmesi için devletin daha etkin denetim yapması gerektiğini vurguladı.
Siyasi Partilerden Taziye Mesajları
Cevdet Selvi'nin vefatı siyasi partilerde üzüntüyle karşılandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yayımladığı taziye mesajında, "Partimizin duayen isimlerinden, emek mücadelesinin önderlerinden Cevdet Selvi'yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. Eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Çok değerli büyüğümüzü kaybettik. Mekanı cennet olsun" dedi. MHP ve İYİ Parti yöneticileri de taziye mesajları yayımlayarak Selvi'nin vefatından duydukları üzüntüyü dile getirdi.
Demokrasiye ve İşçi Sınıfına Adanmış Bir Ömür
Cevdet Selvi'nin ölümü, Türkiye solunun ve sendikal hareketin önemli bir çınarının kaybıdır. Onun mücadelesi, sadece siyasi kariyeriyle sınırlı kalmamış, Türkiye'nin çalkantılı dönemlerinde demokrasinin tesis edilmesi için gösterilen çabalara da ışık tutmuştur. Selvi, her ne kadar bugün siyasetin gündeminde yer almasa da, arkasında bıraktığı eserler ve yetiştirdiği insanlar aracılığıyla hatırlanacaktır. Enerji politikalarından sendikal özgürlüklere kadar pek çok alanda ortaya koyduğu görüşler, hâlâ güncelliğini korumaktadır. Özellikle bugünlerde yaşanan ekonomik krizler, bu deneyimli siyasetçinin mücadelesinin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yeni kuşak siyasetçilerin, onun mütevazı ve uzlaşmacı üslubundan çıkaracağı dersler olmalıdır.